DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞUNDA GÖRSEL UYARILMIŞ POTANSİYELLER VE KLİNİK GELİŞİM: ÜÇ AYLIK BİR TAKİP ÇALIŞMASI

Tuğba ACEHAN, Mustafa YURTDAŞ, Tahir Kurtuluş YOLDAŞ

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası - 2026;79(2):195-204

Department of Child and Adolescent Psychiatry, Ankara Etlik City Hospital, University of Health Sciences, Ankara, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışma, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanısı konmuş çocuklarda 3 aylık bir tedavi müdahalesinin klinik etkinliğini değerlendirmeyi ve Görsel Uyarılmış Potansiyellerin (VEP) tedaviyle ilişkili nörofizyolojik değişiklikleri yansıtıp yansıtmadığını araştırmayı amaçlamıştır. Materyaller ve Yöntemler: DSM-5 kriterlerine göre yeni DEHB tanısı konmuş 22 çocuk (6-12 yaş arası) çalışmaya dahil edildi. Klinik semptomlar, başlangıçta ve 3 aylık tedaviden sonra Conners Ebeveyn Değerlendirme Ölçeği, Conners Öğretmen Değerlendirme Ölçeği ve Güçler ve Güçlükler Anketi kullanılarak değerlendirildi. Nörofizyolojik değerlendirme, N75, P100 ve N145 latanslarını ve genliklerini ölçmek için VEP kullanılarak gerçekleştirildi. Klinik skorlardaki değişiklikler ile VEP parametreleri arasındaki ilişki analiz edildi. Sonuçlar: Tedavi sonrası skorlar, tüm klinik ölçeklerde anlamlı iyileşmeler gösterdi (p < 0,05). Grup düzeyindeki VEP latanslarında anlamlı bir değişiklik olmamasına rağmen ( p > 0,05), keşifsel bir korelasyon analizi, klinik iyileşme ile sağ göz P100 latansındaki bireysel değişim arasında bir ilişki olduğunu ortaya koydu ( r=-0,549, p=0,008 ), daha büyük klinik iyileşme, P100 latansının göreceli olarak uzamasına karşılık geliyordu. Sol göz P100 latansındaki değişim ile klinik iyileşme arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı olmasa da, sağ göze benzer bir eğilim gösterdi ( r=-0,392, p=0,088). Sonuç: 3 aylık tedavi, grup düzeyinde anlamlı nörofizyolojik değişikliklere neden olmak için yetersiz olsa da, klinik iyileşme ile P100 latansındaki bireysel değişiklikler arasındaki ilişki, VEP parametrelerinin çocuklar arasında tedaviyle ilişkili nörofizyolojik değişkenliği yansıtabileceğini düşündürmektedir. Bu ön bulgular, elektrofizyolojik ölçümlerin davranışsal değerlendirmelerle birleştirilmesinin, DEHB'de kişiselleştirilmiş izleme stratejilerine katkıda bulunabileceğini göstermektedir.