DİREKT KOMPOZİT RESTORASYONLARLA ANTERİOR DİASTEMA KAPATIMI SONRASI İNTERDENTAL PAPİLLA ADAPTASYONU: OLGU SUNUMU

Barış SALMAN, Meserr et NURDAN BASER

Aydın Dental Journal - 2026;12(1):77-84

Hacettepe University, Faculty of Dentistry, Ankara, Turkey

 

Amaç: Anterior diastemalar, gülüş estetiğini ve hastaların öz algısını olumsuz etkileyebilen yaygın estetik problemlerdir. Farklı tedavi seçenekleri tanımlanmış olmakla birlikte, direkt kompozit restorasyonlarla diastema kapatılması konservatif yaklaşımı nedeniyle giderek daha fazla tercih edilmektedir. Bu olgu raporu, anterior diastema kapatımı sonrası siyah üçgen oluşumunun önlenmesi ve interdental papillanın adaptasyonunun desteklenmesinde biyolojik temelli restoratif tasarımın rolünü klinik olarak değerlendirmektedir. Olgu sunumu: Sistemik olarak sağlıklı 35 yaşında kadın hasta, maksiller santral kesici dişler arasındaki orta hat diastemasına bağlı estetik şikâyet ile başvurmuştur. Klinik muayenede yaklaşık 4,0 mm genişliğinde diastema seviyeleri izlenmiştir. Hastanın estetik beklentileri ve konservatif, tek seanslık tedavi tercihi doğrultusunda direkt rezin kompozit restorasyonlarla diastema kapatımı planlanmıştır. Restorasyon sırasında kontak noktası konumlandırmasına, proksimal yüzey konturlarına ve özel önem verilmiş; proksimal kontak alanının kontrollü oluşturulabilmesi için şeffaf Mylar strip kullanılmıştır. Bir aylık kontrolde diastema bölgesinin interdental papilla ile dolduğu, gingival dokuların sağlıklı olduğu ve marjinal adaptasyonun yeterli olduğu gözlenmiştir. Altı aylık takipte restorasyonların estetik ve fonksiyonel bütünlüğünü koruduğu, gingival dokuların stabil olduğu ve kontak kaybı, renklenme, siyah üçgen oluşumu veya başka bir komplikasyon izlenmediği belirlenmiştir. Sonuç: Uygun olgu seçimi ve biyolojik olarak yönlendirilmiş restoratif tasarım ile direkt rezin kompozit restorasyonlar, anterior diastema kapatımında etkili ve konservatif bir tedavi seçeneği sunmaktadır. Doğru kontak noktası konumlandırması ve anatomik olarak yönlendirilmiş proksimal konturlama, siyah üçgen oluşumunun önlenmesi ve interdental papillanın adaptasyonunun stabil şekilde sağlanmasında kritik rol oynamaktadır.