DİRENÇLİ HİPERTANSİYON VE PROGRESİF BÖBREK FONKSİYON BOZUKLUĞU İLE BAŞVURAN YAYGIN ATEROSKLEROZLU HASTADA KRİTİK SOL RENAL ARTER OSTİYAL DARLIĞININ PERKÜTAN TEDAVİSİ

Melis ÇİÇEK, Sena Nur KÖROĞLU, Emir Kaan KALKAN, Fjoralba MURTAJ

Kardiyovasküler Akademi Bülteni - 2026;4(2):103-107

Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dalı, Ankara, Türkiye

 

Aterosklerotik renal arter stenozu, özellikle birden fazla damar yatağında aterosklerozu bulunan ileri yaştaki hastalarda dirençli hipertansiyon ve iskemik nefropatinin önemli nedenlerinden biridir. Bilinen koroner arter hastalığı, 1990 yılında koroner arter baypas greftleme öyküsü, karotis arter hastalığı ve alt ekstremite periferik arter hastalığı bulunan 79 yaşındaki erkek hasta; giderek artan halsizlik ve yorgunluğa eşlik eden kontrolsüz hipertansiyon nedeniyle kardiyoloji polikliniğine başvurdu. Hidroklorotiyazid içeren dört farklı antihipertansif ilaç grubuna rağmen ev ve ofis kan basıncı ölçümleri 190-220/90-100 mmHg aralığındaydı. Serum kreatinin düzeyi Ağustos 2024'te 1,27 mg/dL iken izlemde progresif olarak yükselerek stent öncesi dönemde 2,60 mg/dL'ye ulaştı. Renal Doppler ultrasonografide sol renal arter ostiumunda ciddi darlık saptanması üzerine invaziv değerlendirme kararı alındı. Selektif renal anjiyografide sol renal arter ostiumunda %99 kalsifik lezyon izlendi. Sıralı balon predilatasyonlarının ardından 7,0x15 mm renal stent implante edildi ve optimal distal akım sağlandı. İşlem komplikasyonsuz tamamlandı. Revaskülarizasyon sonrası izlemde kreatinin 1,70 mg/dL'den 1,10-1,24 mg/dL aralığına geriledi; kan basıncı iki preparat/üç etkin maddeyle kontrol altına alındı ve hastanın halsizlik-yorgunluk yakınmaları belirgin olarak azaldı. Hızlı böbrek fonksiyon kaybı ve dirençli hipertansiyonla birlikte kritik ostiyal renal arter stenozu bulunan seçilmiş hastalarda perkütan renal arter stentleme, uygun anatomik ve klinik değerlendirme sonrasında yararlı bir tedavi seçeneği olabilir.