AHMET BÜYÜKHATİPOĞLU CEMAL KURAL, ALKAN BAYRAK
İzmir Tıp Fakültesi Dergisi - 2025;4(2):32-38
Amaç : Bu çalışmada kliniğimizde dirsek kırıklı çıkığı olan 28 hastanın, 2011-2017 yılları arasında açık redüksiyon ve internal fiksasyon sonrası fonksiyonel ve radyolojik sonuçları değerlendirildi. Materyal ve Metod : Aralık 2011 –Mart 2017 tarihleri arasında erişkin dirsek kırıklı çıkık tanısıyla gelip cerrahi tedavi uygulanan 41 hastadan en az 6 ay kontrol ve takip yapılan 28 hastanın dirseği çalışmaya dahil edildi. Bu hastalar açık redüksiyon yöntemiyle k teli tespit, plak ve vida ile tespit edilen hastalar fonksiyonel ve radyaolojik sonuçlar açısından değerlendirildi. Bulgular : Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalamaları 43,36±17,15’ dır. Kadınlar 8 kişi (%28,6) ve erkekler 20 kişi (%71,4) olarak bulunmaktaydı. 8 kadın hastanın 7’sinde radius üst uç kırığı, 2’sinde olekranon kırığı, 2’sinde humerus alt uç kırığı ve 2’sinde koronoid çıkıntı kırığı mevcuttu. 20 erkek hastanın 12’sinde radius üst uç kırığı, 3’ünde olekranon kırığı, 7’sinde humerus alt uç kırığı ve 4’ünde koronoid çıkıntı kırığı mevcuttu. Kırıkların tiplerine göre fonksiyonel ve radyolojik sonuçlar arasında anlamlı fark bulunmadı. Sonuç : Dirsek kırıklı çıkıklarında cerrahi tedavi ön planda olup cerrahi tedavideki amaç stabil bir eklem elde ederek erken eklem hareket açıklığı sağlamaktır. Yapılan cerrahi tedavide kemik yapı mutlak rijit tespit yöntemleri ile fikse edilmeli, cerrahi öncesi ve cerrahi sırasında bağ yaralanması tespit edilen hastalarda bağ onarımı mutlaka yapılmalıdır. Cerrahi tedaviden sonra erken dönemde harekete başlanmalı, zorlayıcı egzersizlerden kaçınılmaldır.