Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

DİŞ HEKİMLERİNİN HBV, HCV VE HIV İNFEKSİYONLARININ KONTROLÜ, BAĞIŞIKLAMA VE MESLEKİ RİSKLER KONUSUNDAKİ BİLGİ, TUTUM VE FARKINDALIK DÜZEYİ

Şükrü DİRİK, Gamze ŞANLIDAĞ-İŞBİLEN, Meltem CEYLAN, Ayşe Merve PARMAKSIZOĞLU-AYDIN, Kübra BAĞIR, Gökhan VATANSEVER, Deniz GÖKENGİN

Klimik Dergisi - 2026;39(1):38-44

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, İzmir

 

Amaç: Diş hekimliği uygulamalarında, kan ve tükürükle temasın sık olması nedeniyle bulaşıcı hastalık riski yüksektir; hepatit B virusu (HBV), hepatit C virusu (HCV) ve insan immün yetmezlik virusu (HIV) gibi kan yoluyla bulaşan virusların neden olduğu infeksiyonlar, önemli mesleki riskler arasında yer alır. Bu çalışmanın amacı, diş hekimlerinin ve diş hekimliği fakültesi öğrencilerinin HBV, HCV ve HIV infeksiyonlarına ilişkin bilgi düzeylerini, korunma yöntemleri konusundaki bilgi ve farkındalık düzeylerini ve infekte kişilere karşı tutumlarını değerlendirmektir. Yöntemler: Kesitsel nitelikteki bu çalışmada, diş hekimlerine ve diş hekimliği fakültesi öğrencilerine 30 sorudan oluşan bir anket uygulandı. Ankette katılımcıların demografik özellikleri, kullandıkları infeksiyon korunma yöntemleri, aşılanma öyküleri, konuyla ilgili bilgileri ve infekte kişilere karşı olan tutumları sorgulandı. Veriler tanımlayıcı istatistikler ve gruplar arası karşılaştırmalarda chi² testi kullanılarak analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya 66'sı (%54.1) diş hekimliği fakültesi öğrencisi, 56'sı (%45.9) diş hekimi olmak üzere 122 katılımcı dahil edildi. Maske ve eldiven kullanımı iki grupta da neredeyse tama yakın iken, öğrencilerin siperlik kullanım oranı anlamlı olarak daha yüksekti (p =0.009). HBV, HCV ve HIV infeksiyonları arasından hangisinin ülkemizde en sık görüldüğü sorusuna diş hekimlerinin %83.9'u, öğrencilerin ise %60.6'sı HBV şeklinde doğru cevap verdi (p=0.004). HBV aşı durumu sorgulandığında, diş hekimlerinin 51'inin (%91.1), öğrencilerin 43'ünün (%65.2) aşılı olduğu tespit edildi (p=0.0006). Her iki grup da büyük oranda HIV ile infekte kişileri tedavi etmenin etik bir yükümlülük olduğunu belirtti (%89). Her iki grubun da %70'inden fazlasının, infekte kişileri tedavi ederken çift kat maske ve çift kat eldiven gibi yöntemleri kullanmayı tercih ettikleri gözlendi. Sonuç: Bu çalışma, diş hekimlerinin ve öğrencilerin HBV, HCV ve HIV infeksiyonları konusunda bilgi eksikleri bulunduğunu, infekte kişilerle çalışırken bilimsel temeli zayıf ek korunma önlemleri aldıklarını ve önemli bir kısmının HIV için temas sonrası profilaksiden habersiz olduğunu göstermiştir. HBV'ye karşı aşılanma oranının öğrencilerde düşük olması da bilgi ve farkındalık eksikliği ile artan aşı tereddüdünü düşündürmektedir. Hem diş hekimlerinin hem de diş hekimliği fakültesi öğrencilerinin kendilerini koruyabilmeleri ve HIV, HBV ve HCV ile infekte kişilerin herhangi bir mağduriyet yaşamadan sağlık hizmetine erişebilmeleri için infeksiyon kontrolü ve bağışıklama konularında bilgilendirme çalışmalarının artırılması gerekmektedir.