Rana SARPKAYA, Elçin TADIHAN ÖZKAN
Balkan Sağlık Bilimleri Dergisi - 2025;4(2):78-84
Amaç: Bu derlemede, 2015 -2025 yılları arasında yayımlanan bilimsel araştırmalar ışığında disfonili bireylerde yarı tıkalı ses yolu egzersizlerinin terapötik etkileri değerlendirilmiştir. Disfoninin sağaltımında sıklıkla kullanılan dudak tili egzersizleri, pipet fonasyonu, tüple suya fonasyon, Lax Vox tekniği ve bu yöntemlerin kombine uygulamaları incelenmiş; objektif ve subjektif değerlendirme sonuçları ele alınmıştır. Yöntem: Dahil edilen çalışmaların çoğu randomize kontrollü deneysel tasarıma sahiptir. Terapötik müdahaleler kısa veya yapılandırılmış uzun süreli protokoller şeklinde gerçekleştirilmiştir. Değerlendirmelerde objektif ve subjektif değerlendirme araçları kullanılmıştır. Bulgular: Dudak trili egzersizlerinin hiperfonksiyonel disfonilerde fonasyon eşiğini düşürdüğü ve ses kalitesinde kısa sürede iyileşme sağladığı görülmektedir. Pipet fonasyonu, vokal foldlar üzerindeki baskıyı azaltarak ses üretiminde fizyolojik verimliliği artırma kta ve hem kısa hem uzun vadeli uygulamalarda etkili olmaktadır. Tüple suya fonasyon egzersizleri rezonans artışı, subglottik basınçta azalma ve Ses Handikap İndeksi skorlarında iyileşme sağlamaktadır. Lax Vox tekniği glottal kapanmayı artırmakta; spazmodik disfoni ve sulkus vokalis gibi bozukluklarda ses kalitesi üzerinde olumlu katkılar sunmakta ve kısa sürede temel frekansta artış gibi faydalar sağlamaktadır. Yarı tıkalı ses yolu egzersizlerinin kombine uygulamalarında hem akustik hem de subjektif değerl endirme ölçütlerinde olumlu değişiklikler elde edilmiştir. Sonuç: Yarı tıkalı ses yolu egzersizleri, disfonili bireylerde vokal fold kapanma paternlerini düzenleme, fonasyon eşik basıncı ve subglottik basıncı düşürme, rezonansı artırma ve sesle ilişkili yaşam kalitesini iyileştirme gibi çok boyutlu faydalar sunmaktadır. Yöntemlerin bireyselleştirilmiş ve yapılandırılmış protokollerle uygulanması, terapötik etkiyi artırmaktadır. Ayrıca, bazı yöntemlerin etkililiğini destekleyen randomize kontrollü çalışma sayısının sınırlılığı, alanda metodolojik araştırmalara duyulan ger eksinimi ortaya koymaktadır.