Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

DISSOSIYATIF KIMLIK BOZUKLUĞU OLAN BIREYLERDE TIYOL-DISÜLFID DENGESI

Ülker ATILAN FEDAİ, Hakim ÇELİK, Seyhan TAŞKIN, Mehmet ASOĞLU, Esat SABUNCU

Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2025;22(3):544-550

Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı, Şanlıurfa, TÜRKİYE

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu (DKB) tanılı bireylerde tiyol-disülfid homeostazı (TDH) parametrelerini değerlendirerek oksidatif stres düzeylerinde bozulma olup olmadığını araştırmak ve bu biyolojik değişikliklerin DKB ile ilişkisini incelemektir. Materyal ve Metod: DSM-5 kriterlerine göre DKB tanısı konan 56 hasta ile herhangi bir psikiyatrik bozukluğu bulunmayan 43 sağlıklı gönüllü çalışmaya dahil edilmiştir. Katılımcılardan 12 saatlik açlık sonrası kan örnekleri alınarak tiyol-disülfid homeostazı parametreleri ölçülmüştür. Ölçümler kolorimetrik yöntemle gerçekleştirilmiş, toplam tiyol, doğal tiyol ve disülfid düzeyleri ile bunların oranları hesaplanmıştır. Katılımcılara Dissosiyatif Yaşantılar Ölçeği (DYÖ) ve Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (ÇÇTÖ) uygulanmıştır. Veriler istatistiksel olarak bağımsız gruplar t testi, Mann-Whitney U testi, ki-kare testi ve korelasyon analizleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: DKB grubunda toplam tiyol (p<0.001) ve disülfid düzeyleri (p<0.001) ile disülfid/toplam tiyol oranları (p=0.02), sağlıklı kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede düşüktü. Doğal tiyol/toplam tiyol oranı ise DKB grubunda kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede yüksekti (p=0.02). Korelasyon analizlerinde ise DKB grubunda TDH parametreleri ile DYÖ ve ÇÇTÖ skorları arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Sonuç: Bu çalışma, DKB tanılı bireylerde tiyol-disülfid homeostazının bozulduğunu göstermektedir. Toplam tiyol düzeylerindeki düşüş, antioksidan kapasitede azalma olduğunu düşündürürken, disülfid düzeylerinin de düşük bulunması redoks sisteminin yeterince aktive olamadığını düşündürmektedir. Bulgular, DKB'nin biyolojik temelini anlamada tiyol-disülfid homeostazı dengesinin potansiyel bir biyobelirteç olabileceğini göstermekte olup, daha geniş örneklemlerle yapılacak çalışmalarla desteklenmesi gerekmektedir.