DİYABETİK KABG HASTALARINDA SGLT2 İNHİBİTÖRLERİNİN ANTİANJİNAL TEDAVİ DİNAMİKLERİNE ETKİSİ

Fahri ÇAKAN, Ali ÇONER, Ertan AKBAY, Can Ramazan ÖNCEL, Cemal KÖSEOĞLU

Acta Medica Alanya - 2026;10(2):156-165

Alanya Alaaddin Keykubat University Faculty of Medicine, Department of Cardiology, Antalya, Turkiye

 

Amaç: SGLT2 inhibitörleri tip 2 diyabet hastalarında kardiyovasküler faydalar sağlasa da, koroner arter baypas cerrahisi (KABG) sonrası anjina tedavisi ihtiyaçları üzerindeki etkileri belirsizliğini korumaktadır. Bu çalışma, SGLT2i'nin bu hastalarda antianjinal tedavilerin sıklığını ve yoğunluğunu değiştirip değiştirmediği ile olan potansiyel ilişkisini araştırmaktadır. Yöntem: Bu retrospektif çalışma, KABG sonrası en az 1 yıl geçmiş olan 125 diyabet hastasını içermekte olup, bu hastalar SGLT2i kullananlar (n=70) ve kullanmayanlar (n=55) olarak iki gruba ayrılmıştır. Demografik özellikler, laboratuvar bulguları, eşlik eden hastalıklar ve antianjinal ilaç profilleri retrospektif olarak analiz edildi. Birincil sonuçlar, takip süresi boyunca antianjinal ilaçların sayısı ve yoğunluğundaki değişikliklerdi. Potansiyel karıştırıcı faktörler için ayarlama yapıldıktan sonra SGLT2i kullanımının bağımsız etkisini değerlendirmek için tek yönlü kovaryans analizi (ANCOVA) yapıldı. Bulgular: Başlangıçtaki antianjinal ilaç yükü ve tedavi yoğunluğu gruplar arasında benzerdi (p>0,05). SGLT2i kullananlarda ivabradin ve ranolazin kullanımında kontrollere kıyasla anlamlı derecede daha büyük azalmalar gözlendi (sırasıyla p=0,035 ve p=0,001). Kontrol grubuna kıyasla, SGLT2i alan hastalarda hem toplam antianjinal ilaç sayısında (-0,371 +/- 0,66'ya karşı -0,036 +/- 0,57; p=0,001) hem de genel tedavi yoğunluğunda (-0,52 +/- 0,89'a karşı -0,07 +/- 0,79; p=0,001) anlamlı derecede daha büyük bir azalma görüldü. Yaş, cinsiyet, glomerüler filtrasyon hızı, nötrofil sayısı ve başlangıçtaki ilaç yükü dikkate alındıktan sonra, SGLT2i kullanımı, antianjinal ilaç sayısında (F=7,175; p=0,009) ve tedavi yoğunluğunda (F=8,106; p=0,005) azalma ile bağımsız olarak ilişkili kalmıştır. Sonuç: SGLT2 inhibitör tedavisi, diyabetik KABG hastalarında antianjinal tedavi yükünde azalma ile bağımsız olarak ilişkilidir. Bu bulgular, SGLT2i'nin kronik koroner sendrom yönetiminde glisemik kontrolün ötesinde ek anti-iskemik faydalar sağlayabileceğine dair potansiyel bir ilişkiye işaret etmektedir .