VERDA TUNALIGİL
Eurasian Journal of Health Technology Assessment - 2024;8(2):119-133
Doğal zekâ ile yapay zekâ arasındaki etkileşim, teknolojik ilerlemeler sürecinde giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Tarih boyunca doğal zekâ, insanlığın ilerlemesini yönlendirmiştir; ancak yapay zekâ, problem çözme ve karar verme süreçlerinde yeni modeller sunmaktadır. Bu çalışma, bu iki zekâ biçimi arasındaki dinamikleri ve halk sağlığında teknolojik değerlendirmeleri incelemektedir. Bu inceleme, yapay zekânın doğal zekâya göre etkilerini değerlendirmek amacıyla tarihsel analiz, karşılaştırmalı vaka çalışmaları ve etik değerlendirmeleri içeren disiplinler arası bir yaklaşımı benimsemektedir. Doğal zekâ genellikle karmaşık problemleri ele alırken, yapay zekâ veri analizi ve hassas ölçümler aracılığıyla yetenekleri geliştirmektedir. Yapay zekâ, sağlık, finans ve eğitim gibi sektörlerde önemli faydalar sağlarken, veri gizliliği, etik ve iş kaybı gibi endişeleri de beraberinde getirmektedir. Halk sağlığında yapay zekâ, hastalık yönetimini ve kaynak tahsisini iyileştirebilir; ancak sağlık eşitsizlikleri ve veri güvenliği gibi zorluklar göz önünde bulundurulmalıdır. Yapay zekânın entegrasyonu büyük fırsatlar sunmakla birlikte, etik ve pratik zorlukların dikkatli bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir. Yapay zekâyı kullanılırken, insanın bilişsel işlevlerini korumak ve aralarında denge sağlamak çok önemlidir. Sunulan perspektifler ve tartışılan hususlar temelinde, küresel kamu sağlığı sorunlarına yönelik bir prototip model geliştirmek mümkündür. Karmaşık sorunları küresel ölçekte yönetebilmek için etkili stratejilerin geliştirilmesine yönelik ek bilgiler sunulmaktadır. Yapay zekânın geleceği, teknolojik gelişmeleri insan zekâsı ile entegre etmek yoluyla yetenekleri artırmayı ve etik ile pratik sorunları ele almayı içerir. Bu denge, halk sağlığı ve diğer sektörlerde etkili bir ilerleme sağlamanın anahtarı olacaktır.