PINAR AYVAT
Türk Yoğun Bakım Dergisi - 2023;21(4):272-279
Amaç: Organ bağışı (OB) ülkemizde hala istenen seviyeye ulaşamamaktadır. Dünyada yeni bir OB şekli daha uygulanmaktadır. Dolaşım ölümü (DÖ) gerçekleşmiş hastalardan aile onamı ile OB olabilmektedir. Türk hekimlerin dolaşım ölümü sonrası organ bağışı (DÖB) ile ilgili tutumlarını ve bilgi düzeylerini ölçmek için bu çalışma yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Üç kısımdan oluşan anket soruları mail yoluyla uzman hekimlere ulaştırıldı. Birinci bölümde sosyodemografik özellikleri, ikinci bölümde OB ile ilgili tutum ve davranışları, üçüncü bölümde DÖB ile ilgili bilgi düzeyleri ölçülmüştür. BULGULAR: İki yüz elli sekiz katılımcının %51,9’u kadın, %48,1’i erkekti. %52,3’ü cerrahi branşta, %47,7’si dahili branşta uzmanlaşmıştı. %39,1’i yoğun bakımda, %25,9’u acil serviste, %21,3’ü ameliyathanede çalışmaktaydı. Tüm hekimler OB’nin önemi konusunda hemfikirdi. OB’de bulunma oranları düşük olsa da cerrahi branşlarda, dahili branşa göre anlamlı derecede yüksek olduğu görüldü (p=0,02). OB’de bulunanların çoğu bu durumu ailesi ile paylaşmıştı (sırasıyla cerrahi hekimler %83,3, dahili hekimler %66,6). Cerrahi branşların beyin ölümü veya organ nakliyle ilgili eğitim alma yüzdesi yüksekti. Ancak her iki grupta DÖB tanımı çok az bilinmekteydi (sırasıyla %2,9, %0,8). Bilgi düzeyleri incelendiğinde, yalnızca beş soruda (bunlar OB ve donör bakımı ile ilgili önermelerdi) cerrahi branş hekimlerinin doğru yanıt verme oranı daha yüksekti. Dolaşım ölümü ile ilgili teorik bilgi önermeleri, her iki grupta da yanlış yanıtlandı. SONUÇ: 1995 yılından beri bilinen DÖB’nin Türk hekimler tarafından bilinirliğini artırmak için yeni araştırmalar yapılmasına ve tıp eğitiminin güncel konuları içermesine ihtiyaç vardır. Ülkemizde yasalaşma gerçekleştiği anda, hekimlerin farkındalığının da oluşmuş olması, OB sayılarını artıracaktır.