CEMAL GÖKTAŞ, ÖNDER CANGÜVEN, RAHİM HORUZ, SELAMİ ALBAYRAK
Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2004;15(1):5-7
Minimal invaziv yöntemlerin popularize olmasından sonra üst üriner sistem hastalıklarında açık cerrahi tekniklerin önceliği kaybolmuş ve daha az tercih edilir hale gelmişlerdir. Buna rağmen hala bazı durumlarda açık cerrahi teknikleri uygulama zorunluluğu doğabilmektedir. Ancak açık cerrahi tekniklerin de hasta memnuniyeti açısından minimal invazivlik noktasından hareketle uygulanması gerekir. Üst üriner sistemin çeşitli hastalıklarını kapsayan endikasyonlarla açık cerrahi uyguladığımız 43 hastada tercih ettiğimiz dorsal lumbotomi insizyonunu operasyon süresine katkısı, postoperatif ağrı, hastanede kalış süresi, cerrahi yara komplikasyonları ve hasta memnuniyeti yönünden inceledik. Çalışmamızda eşdeğer operasyonlarda flank insizyona göre operasyon süresinin 19 dakika, hastanede kalış süresinin 1,8 gün daha kısa ve postoperatif ilk 24 saatte oluşan ağrı için kullanılan analjezik (diklofenak sodyum) miktarının 75 mg. daha az olduğunu tespit ettik. Bu bulgular doğrultusunda lumbodorsal insizyonu açık cerrahi zorunluluğu olan üst üriner sistem hastalıklarının insizyon seçenekleri arasında en minimal invaziv insizyon olarak tanımlayabiliriz.