Hasan ERBAY
Türkiye Biyoetik Dergisi - 2026;13(3):155-166
Amaç: Bu çalışma, Don Miguel Ruiz'in Dört Anlaşma adlı eserinde sistematize ettiği çağdaş Toltek öğretisini erdem etiği geleneği ve epistemik adalet kuramı bağlamında tıp etiği açısından incelemeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Çalışmada kavramsal ve felsefi analiz yöntemi kullanılmıştır. 'Toltek öğretisi' tarihsel bir aktarım olarak değil, çağdaş bir bilgelik söylemi olarak ele alınmıştır. Öğretinin dört temel taahhüdü (sözünde dürüst olmak, kişisel almamak, varsayım yapmamak ve elinden gelenin en iyisini yapmak), Aristoteles, MacIntyre, Pellegrino ve Thomasma ile Fricker'ın kuramsal çerçeveleriyle ilişkilendirilerek tıp pratiğindeki karşılıkları üzerinden analiz edilmiştir. Bulgular: Analiz sonucunda, birinci anlaşmanın dürüstlük erdemiyle (veritas); ikinci anlaşmanın benliğin geri plana çekilmesi (self-effacement) ve klinik mesafeyle; üçüncü anlaşmanın tanısal hataları önleyen epistemik alçakgönüllülükle; dördüncü anlaşmanın ise sürekli çaba, metanet (fortitudo) ve öz-merhamet ile güçlü paralellikler taşıdığı gösterilmiştir. Özellikle üçüncü anlaşmanın, klinik karar verme süreçlerindeki ankraj ve doğrulama gibi bilişsel önyargılara karşı karakter temelli bir güvence sunduğu ve hastanın anlatısına alan açarak tanıklık ve hermenötik adaletsizlikleri önlemede işlevsel bir araç olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Yetkinlik temelli tıp eğitiminin kimlik ve karakter oluşumundaki boşluklarını kapatmada ve gizli müfredatın ürettiği empati erozyonuna karşı koymada Toltek öğretisi özgün bir potansiyel barındırmaktadır. Öneri olarak bu öğreti, mevcut ilke temelli tıp etiği müfredatının yerine geçecek bir alternatif değil; sade, pratik ve uygulamaya açık yapısıyla yansıtıcı düşünceyi teşvik eden tamamlayıcı bir pedagojik kaynak olarak konumlandırılabilir.