DÖRT YAŞINDAKİ BİR ÇOCUKTA MANDİBULAR AMELOBLASTOMA: TANISAL GÜÇLÜKLER VE KONSERVATİF YAKLAŞIM SONRASI UZUN DÖNEM BULGULAR

Taha PERGEL, Emine Fulya AKKOYUN, Özge Serpil ÇAKIR, Mustafa Aras SÜRÜCÜ

EurAsian Journal of Oral and Maxillofacial Surgery - 2026;5(2):56-58

Bezmialem Vakıf Üniversitesi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, İstanbul,Türkiye

 

Giriş: Pediatrik ameloblastoma, nadir görülmesi ve sıklıkla dentigeröz kist gibi benign kistik lezyonları taklit etmesi nedeniyle tanısal güçlükler yaratabilen bir odontojenik tümördür. Küçük çocuklarda yaş ve sınırlı kooperasyon nedeniyle tanısal değerlendirme kısıtlanabilir; bu durum yanlış tanı ve yetersiz tedavi riskini artırabilir. Olgu Sunumu: Dört yaşındaki çocuk hasta, mandibulada asemptomatik, uniloküler radyolüsent bir lezyon ile başvurdu ve panoramik radyografi bulgularına dayanarak başlangıçta dentigeröz kist ön tanısı konuldu. Hastanın yaşı ve sınırlı kooperasyonu nedeniyle aspirasyon biyopsisi planlanmadı; tanı ve tedavinin aynı seansta sağlanabilmesi amacıyla genel anestezi altında eksizyonel biyopsi tercih edildi. Ayrıca, hastanın yaşı, radyasyon maruziyetinin azaltılması ve sabit pozisyonda duramama olasılığı göz önünde bulundurularak ileri görüntüleme yöntemleri, özellikle konik ışınlı bilgisayarlı tomografi, uygulanmadı. Cerrahi sırasında lezyonun atipik doku özellikleri ve kansellöz kemik infiltrasyonu göstermesi üzerine cerrahi yaklaşım genişletilerek periferik osteotomi ile birlikte tam eksizyon gerçekleştirildi. Histopatolojik inceleme konvansiyonel ameloblastoma tanısını doğruladı. Postoperatif iyileşme sorunsuz seyretti. Üç yıllık takip süresince klinik veya radyolojik nüks izlenmedi. İlişkili dişlerin sürmesi normal şekilde devam etti ve mandibular büyümenin korunduğu tatmin edici kemik rejenerasyonu gözlendi. Sonuç: Bu olgu, küçük çocuklarda mandibular radyolüsent lezyonların değerlendirilmesinde yaş ve kooperasyon ile ilişkili tanısal sınırlılıkların önemini vurgulamaktadır. İntraoperatif bulgular, ön tanıdan bağımsız olarak cerrahi stratejinin değiştirilmesini gerektirebilir. Periferik osteotomi ile desteklenen konservatif eksizyon, uygun seçilmiş konvansiyonel ameloblastoma olgularında morbiditeyi en aza indirirken etkili hastalık kontrolü sağlayabilir.