ŞENOL GÜLER, TAFLAN SALEPÇİ, HALUK SARGIN, YENER KOÇ, ALİ YAYLA
Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2002;13(1):6-8
Bu çalışmada amaç Hodgkin lenfoma tanısı alan vakaların klinik ve patolojik verilerini ve tedavi sonuçlarım değerlendirmekti. 1997-2002 yılları arasında Rye sınıflamasına göre patolojik tanı almış, Hodgkin Lenfoma tanısı ile Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Dahiliye Kliniği'nde izlenen 54 hasta retrospektif olarak analiz edildi. Hastaların yaşı, cinsiyeti, hastalığın başlangıç yeri, patolojik olarak Rye sınıflandırması, B semptomları ve Cotswolds evrelemesine göre evreleri ile tedavi sonuçları değerlendirildi. Hastaların 25'i kadın, 29'u erkekti. Kadın/erkek oranı 0.86 idi. Yaşları 15-85 arasında idi. Hastalığın başlangıç yeri 42 hastada servikal bölge(%78), 7 hastada aksiller bölge(%12), 3 hastada inguinal bölge (%6), 2 hastada mediastinal bölge(%4) olarak tespit edildi. Cotswolds evrelemesine göre; hastaların 11'i evre I-II(%20), 16'sı evre III(%30), 27'si evre IV (%50) idi. 38 hastada (%70) B semptomlarından en az birisi mevcuttu. Histopatolojik tip olarak Rye sınıflandırılmasına göre hastaların; 22'si (%41) nodüler sklerozan tip, 20(%37) hasta mikst tip, 8(%15) hasta lenfositten zengin tip, 4(%7) hasta lenfositten fakir tip idi. Hastalara genel olarak ortalama 6 kür ABVD (Adriamycin 25 mg/m , Bleomycin 10 mg/m, Vinblastine 6mg/m, DTIC 375 mg/m) protokolü 1.+15. günlerde uygulandı. 10 hastaya 2. basamak tedavi EVAP (Etoposide 120 mg/m , Vinblastine 4 mg/m2, Ctytarabine 30 mg/m2, CDDP 40 mg/m2) 1.+8.+15. günler uygulandı. 3 hastaya 3. basamak tedavi uygulandı. 22 hastaya radyoterapi uygulandı. 33 hasta tam remisyona girerken, 11 hastada nüks görüldü. 6 hasta halen birinci basamak tedavi görmektedir. 4 hastanın kliniği ve genel durumu bozulup, 3'ü hastalığa bağlı, 1'i araya giren enfeksiyon nedeniyle kaybedildi. Tedavi olan 11 hastada febril nötropeni, 3 hastada radyoterapiye bağlı cilt lezyonu, 2 hastada yutma güçlüğü yan etki olarak gözlemlendi. Hodgkin lenfoma tanısı almış hastalar orta yaş grubunda daha sık izlenmekle birlikte, erkek populasyonunda oranın daha sık olduğu görüldü. Nodüler sklerozan tip en sık rastlanan tip olmakla birlikte, çalışmamızda mikst tip de yüksek oranda saptandı. En az lenfositten fakir tip saptandı. Hastalar genel olarak ABVD protokolü ile tedavi edildiler ve tedavi yanıtlan literatür ile uyumlu olarak bulundu. Hastanemiz 1. Dahiliye Kliniği'nde takip edilen hastaların retrospektif verilerinin diğer Hodgkin lenfoma olgu serileri ile benzer oldukları tespit edildi.