ESİN YENCİLEK, ÖZGÜR KILIÇKESMEZ, ZEYNEP FIRAT, BENGİ GÜRSES, NESLİHAN TASDELEN, HAKAN KOYUNCU, BİLAL ERYILDIRIM
Yeditepe Tıp Dergisi - 2015;9(33):895-902
Amaç: Bu çalışmada 3 Tesla Manyetik Rezonans’ta Diffüzyon Tensör Görüntüleme kullanarak obstrükte böbrekte üreterorenoskopi (URS) ve üreteral stent yerleştirilmesinin (USP) erken dönem etkilerini araştırdık. Materyal ve Metod: 10 sağlıklı ile parsiyel ya da tam obstrüksiyonu olan üreteropelvik bileşke ve üreteral taşı olan 32 hasta çalışmaya alındı. 32 hastanın 19’unda parsiyel 13’ünde komplet obstrüksiyon vardı. Çalışmadaki tüm hastalar urs ve usp ile tedavi edildiler. Obstrüksiyon, 14 hastada URS ile geri kalan 18 hastada ise USP ile tedavi edildi. DTI inceleme 3 Tesla MR’da uyglandı ve “single shot echo-planar sekans” tedaviden önce ve tedaviden 24 saat sonra uygulandı. “Regions of interests” (ROI) fraksiyonel anizotropi (FA) ve “apparent diffusion coefficient” (ADC) ölçümü için kortikomedüller bileşkeye konuldu. Tedavi edilen FA ve ADC değerleri aynı böbreğin böbreğin tedavi öncesi değerleriyle karşılaştırıldı. Sonuçlar: Obstrükte böbreğin başlangıç ADC değerleri non-obstrükte böbreğin ve kontrol grubundaki böbreklerin ADC değerlerinden düşüktü. Obstrükte böbrekteki ADC düşüklüğü istatistiksel olarak anlamlı idi (p=0.01). Tedavi sonrası obstrükte böbrekte ADC değeri yükseldi ve non-obstrükte ve kontrol gruplarındaki ADC ile karşılaştırılabilir seviyeye geldi. Tedavi sonrası gruplar arasındaki fark istatistiksel anlamsızdı. FA değerleri de ADC’ye benzer şekilde tedavi öncesi ve sonrası farklı idi. Yorum: DTI’nin bir parametresi olan FA ölçümü obstrükte böbrekteki tedavi sonrası ortaya çıkan ultrastrüktürel iyileşmenin gösterilmesinde faydalı olabilir.