YILMAZ ERSAN, NİHAT YAVUZ, YUSUF ÇİÇEK, SABRİ ERGÜNEY, RAMAZAN KUŞASLAN, AHMET BELLİ
Cerrahpaşa Medical Journal - 2005;36(3):120-127
İlerleyen yaş ile daha sıklıkla karşılaşılırsa da duodenal divertikülozis nadir bir klinik antitedir. Üst Gastrointestinal muayenelerde rastlantısal olarak keşfedilen duodenal divertiküller ekseriyetle asemptomatiktir, ancak önemli morbidite kaynağı olabilir. Duodenal divertikül majör duodenal papillanın yakınına yerleşmişse juxtapapiller (periampuller) duodenal divertikül olarak isimlendirilirler. Bu çalışmanın hedefi duodenal divertiküllü hastalarda klinik karakteristikler sıklık klinik bulgular ve tedavi çeşitlemelerini araştırmaktır. Biz 1983-2003 arasında kliniğimizde cerrahi tedavi geçirmiş duodenal divertikül olgularının retrospektif olarak gözden geçirdik. Klinik bulgular ve patolojik sonuçları olguların kayıtlarından öğrenilmiştir. 1983'ten 2003 kadar duodenal divertiküllü 25 hasta kliniğimizde tedavi edildi. Onların yaşları 43-80 yaşları arasında değişiyordu. Ortalama yaşları 58,1 idi. Olguların 15'i kadın (%60) 10'nu erkek idi (%40). Duodenum 2. bölümünde divertiküller 15 (% 60) olguda tespit edildi Duodenum 3. bölümünde divertiküller 6 olguda (%24) ve 4. bölümünde 4 olguda (%16) tespit edildi. Multipl divertiküller sadece 2 olguda bulundu. 9 olguda nüks kolanjit atakları ilerleyici sarılık batın ağrısını kapsayan bilio-pankreatik semptomlar vardı. 3. ve 4. bölümlerin divertiküllü hastalarında batın ağrısı ve kusma ana semptomlardır. Divertikülektomi etkili bir cerrahi işlemdir. Juxtapapiller duodenal divertiküller bilier taş oluşmasında önemli sebep olucu faktörlerdir. Gastrointestinal kanalda, divertikül hastalığının kolon'dan sonra ikinci en sık yerleşim yeri duodenum'dur. Hastalığın klinik olarak önemi, sadece akademik olarak ilginç oluşundan, hastaların hayatını tehdit eden komplikasyonlara kadar değişir. Kolon dışında nadir olması sebebiyle, ekseriya hastaların şikayetlerinin bir duodenal divertikül (DD) kaynaklı olduğu düşünülmeyebilir. Bu da teşhiste gecikmeye yol açar.1,2 Bu retrospektif çalışmada kliniğimizde DD sebebiyle cerrahi tedavi görmüş hastalar irdelenmiştir.