Emre AKAR, Şüheda ÇAKMAK, Mehmet BAYSAL, Seval AKPINAR, Burhan TURGUT
Turkish Journal of Hematology - 2026;43(2):148-154
Amaç: Myelodisplastik sendrom (MDS) klinik, morfolojik ve sitogenetik özelliklerin bir arada değerlendirilmesi ile tanı konulan klonal hematopoetik bir hastalıktır. Kemik iliğinin akım sitometrik immünofenotiplemesi ve bu açıdan geliştirilen skorlama sistemleri tanıyı destekleyici bir rol üstlenmektedir. Son çalışmalar, CD36 varyans katsayısını (coefficient of variation -CV) diseritropoez için potansiyel bir biyobelirteç olarak tanımlamıştır. Bu çalışmanın amacı, CD36 CV'nin tanısal değerini yerel bir kohortta doğrulamak, kontrol grubuna dayalı eşik değerler belirlemek ve CD36 CV'nin Ogata skoruna entegre edilmesiyle düşük riskli MDS'nin tanısal performansına olan katkısını değerlendirmektir. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif çalışmaya, açıklanamayan sitopeni nedeniyle kemik iliği aspirasyonu yapılan 82 hasta dahil edildi. Hastalar multiparametrik akım sitometrisi, sitogenetik ve morfolojik inceleme ile değerlendirildi. CD36 CV değerleri eritroid öncüller üzerinde ölçülerek eşik değerler kontrol grubundaki dağılıma göre belirlendi. Tek başına CD36 CV, CD36 CV ile Ogata skorunun ikili kombinasyonu ve genişletilmiş beş puanlı bir skorlama sistemi şeklinde oluşturulan tanısal modeller çeşitli eşik değerler üzerinden test edildi. Bulgular: CD36 CV değerleri, MDS hastalarında (ortalama: 75,81) kontrol grubuna (ortalama: 65,84) kıyasla sayısal olarak daha yüksek olmasına rağmen, istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,099). Düşük riskli MDS için 75. persentil eşik değeri %60 duyarlılık ve %80 özgüllük sağlamıştır. CD36 CV'nin Ogata skoruna entegrasyonu, >=3 puanlık eşik değerinde özgüllüğü %33,3'ten %80'e yükseltmiş ve eğri altındaki kalan alan değeri 0,754 (p=0.003) olarak bulunmuştur. Sonuç: CD36 CV'nin akım sitometrik değerlendirmeye dahil edilmesi, ek antikor panellerine ihtiyaç duymadan düşük riskli MDS tanısına katkı sağlamaktadır. Lokal validasyonu sağlanan bu belirteç, myelomonositik immünofenotipleme ile birlikte kullanıldığında tanısal doğruluğu iyileştirebilir. Ancak bu yöntemin daha geniş ölçekte uygulanabilmesi için kurumlar arası standardizasyon gereklidir.