Sevginar VATAN, Zehra Sena GİRAY
Current Research and Reviews in Psychology and Psychiatry - 2026;6(1):1-12
Amaç: Bu makalenin amacı, duygu bilimden elde edilen son bulguların sağlık alanına nasıl aktarılabileceğine dair görüş sağlamaktır. Yöntem: Kasım 1993'ten Temmuz 2025'e kadar yayımlanan çalışmaları kapsayacak şekilde tarama yapılmış; anlatısal derleme yaklaşımıyla temel kuramsal çerçevelerle ilişkili ve fiziksel sağlık bulgularını ele alan nitelikli ampirik çalışmalar seçilmiştir ve yetişkin olmayan örneklemle yürütülen çalışmalar derlemeye dahil edilmemiştir. Bu doğrultuda ilk olarak duygu ve stresin temel kavramlarıyla ilgili tanımsal kavramlar gözden geçirilmiştir. Daha sonra, duygu bilim ve sağlık alanı ilişkisine dair bilgiler sunan araştırmalar gözden geçirilmiştir. Son olarak, en bilgilendirici ve aynı zamanda sağlık ve sağlıkla ilgili davranış alanlarına aktarılmaya hazır bulgular sunulmuştur. Bulgular: Duygu düzenlemede işlevsel stratejiler daha düşük fizyolojik yük ve daha uyumlu sağlık davranışlarıyla; bastırma ile kaçınma ve ruminasyon ise artmış stres yanıtı, inflamasyon (vücudun enfeksiyon ya da doku hasarına karşı verdiği bağışıklık yanıtı) ve kardiyovasküler risklerle ilişkilidir. Ağrı alanında duyguları bastırma daha yüksek ağrı şiddeti ve işlev kaybıyla; uygun ifade ise daha düşük ağrı ile bağlantılıdır. Bağışıklık sisteminde, duygu düzenleme stratejilerinden bastırmanın ve özellikle utanç ve suçluluk duygularının pro-inflamatuar (bedende inflamasyon yanıtını güçlendiren) göstergelerle ilişkili olduğu görülmektedir. Kardiyovasküler alanda öfke ile hostilite ve bastırma risk artışıyla ilişkili olup, kültürel bağlamın fizyolojik yanıtlar üzerinde önemli bir faktör olabileceği görülmektedir. Gastrointestinal bozukluklarda da duygu düzenleme güçlükleri, viseral duyarlılık (mide ve bağırsak duyumlarına aşırı odaklanma) ve felaketleştirmenin semptom şiddeti ile ilişkili olduğu söylenebilir. Sonuç: Bulguların önemli bir kısmının kesitsel araştırmalara dayandığı, dolayısı ile bu alanda biyobelirteç (ölçülebilir biyolojik işaret) temelli ve boylamsal çalışmalara daha fazla ihtiyaç olduğu görülmektedir. Duygu düzenleme, fiziksel sağlığı hem doğrudan hem de dolaylı yollarla etkiler. Klinik ve halk sağlığı müdahalelerinde duygu düzenleme becerilerinin güçlendirilmesi; kültürel bağlam, gelişimsel dönem ve klinik popülasyon farklılıklarının dikkate alınması önerilmektedir.