Senanur Dilek
Klinik Psikoloji Dergisi - 2026;10(3):313-323
Genellikle görsel veya dilsel perspektif değişimi şeklinde uygulanan kendinden uzaklaşma, duyguları ve anıların duyusal deneyimlerini düzenlemede etkili bir yöntemdir. Yapılan araştırmalar, görsel perspektif değişimi etkisinin düzenlenen duygunun karmaşıklığına bağlı olduğunu ve özellikle öz-bilinçli duyguları düzenlemede sınırlı kaldığını göstermektedir. Buna karşılık, kendinden uzaklaşmanın dilsel strateji ile uygulanması, hem temel hem de öz-bilinçli duygular için etkili bir duygu düzenleme yöntemidir. Bu iki strateji arasındaki belirgin ayrıma rağmen, literatürde henüz bunları doğrudan karşılaştıran bir çalışma bulunmamaktadır. Bu nedenle, mevcut çalışma, farklı stratejiler (görsel, dilsel) ve duygular (üzüntü, utanç) kullanarak perspektif değişiminin duyusal bellek özelliklerini nasıl etkilediğini kapsamlı biçimde incelemiştir. Katılımcıların (N = 147; Ort.yaş = 21.52, SS = 2.16; 105 kadın) perspektif değiştirmeden önce ve sonra bellek özelliklerine verdikleri puanlar temel alınarak, değişim oranları hesaplanmıştır. Sonuçlara göre bireyler, orijinal üzüntü anılarını utanç anılarına kıyasla daha önemli ve daha negatif olarak bildirmiştir. Öngörüldüğü şekilde, kendinden uzaklaşma görsel canlılığı azaltmış ancak diğer duyusal özellikler üzerinde belirgin bir etkisi olmamıştır. Öte yandan, görsel strateji kullanarak olayın içine dalmak (birincil kişi perspektifinden bakmak), özellikle utanç anıları için canlılığı ve yeniden yaşamayı artırmıştır. Bu çalışma, olaya kendi gözlerinden bakarak analiz etmenin, özellikle utanç anıları için, gözlemci perspektifiyle hatırlanan olayların bilgilerini yeniden kazanmayı kolaylaştırabileceğini ortaya koymaktadır. Elde edilen bulgular, duygu düzenleme stratejileri uygulanırken bireysel duyguların ve seçilen stratejinin önemine dikkat çekmektedir.