HAKAN CİNEMRE, EMEL KOCA ACAR, YASEMİN KAYA
MN-Dahili Tıp Bilimleri - 2009;4(2):64-67
Amaç: Atriyal fibrilasyon (AF) tromboembolik olaylar ve hemodinamik bozulmaya bağlı olarak kardiyovasküler morbidite ve mortaliteye neden olan en sık uzamış kardiyak aritmidir. Primer önleme stratejilerinin eksikliği ya da geç teşhis koyulması ve uygun tedavinin yapılmaması hastalığın komplikasyonlarında artışa yol açmaktadır. Dolayısıyla kronik debil hasta sayılarındaki artış ve bu hastaların uygun tedavisindeki yetersizlikler büyük bir halk sağlığı problemi oluşturmaktadır. Bu çalışmada Düzce tıp fakültesinin hizmet ettiği alanda AF prevalansı, etiyolojisi ve yaş dağılımını ortaya çıkarmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Düzce Tıp Fakültesine 2001-2006 tarihleri arasında başvuran 6.501 hasta dosyası incelendi. Hastaların yaşı, cinsiyeti, tıbbi hikayesi, tiroid fonksiyon testleri, elektrokardiyografi ve ekokardiyografi sonuçları kaydedildi. Prevalans ve etiyolojik nedenler değerlendirildi. Bulgular: AF tespit edilen olguların 41‘i (%54.7) kadın, 34‘ü (%45.3) erkekti. Yaşları 50-91 arasında değişmekte olup ortalaması 70.24±8.17 idi. 75 olgunun 61‘inde (%81.3) hipertansiyon, 23‘ünde (%30.7) hipertiroidi, 16‘sında koroner arter hastalığı (%21.3) vardı. Sonuç: AF prevalansı genel popülasyonda yaklaşık olarak % 0.5-1‘dir. Çalışmamız endemik guatr bölgesi olan Düzce‘de AF sıklığının % 1.15 olduğunu gösterdi. Genel populasyonda kapak hastalıkları ve hipertansiyon en sık AF nedeniyken, çalışmamızda AF tespit edilen hastaların %30.7‘sinde etiyoloji hipertiroidi olarak belirlendi. Sonuçlarımız, endemik guıatr bölgelerinde hipertirodinin erken tanı ve tedavisinin AF ve ilişkili komplikasyonları önlemede önemli olduğunu göstermiştir.