EAGLE SENDROMUNUN ÇOK DİSİPLİNLİ YÖNETİMİ: TANIDAN TEDAVİYE

İremnur SAMBUR, Hilal PEKER ÖZTÜRK

Selcuk Dental Journal - 2026;13(2):252-256

Ankara Health Sciences University, Faculty of Dentistry, Department of Oral, Dental and Maxillofacial Radiology, Ankara, Türkiye

 

Giriş: Eagle sendromu, en sık görülenleri orofasiyal ağrı, yutma güçlüğü ve boyun rahatsızlığı olmak üzere geniş bir semptom yelpazesiyle karakterize, nadir görülen bir klinik durumdur. Bu semptomlar, stiloid çıkıntının uzaması ve/veya kireçlenmesinin yol açtığı, komşu nörovasküler ve yumuşak doku yapılarının sıkışması ve tahrişinden kaynaklanır. Ayrıntılı bir tıbbi öykü, dikkatli bir klinik muayene ve uygun görüntüleme yöntemlerinin önemine rağmen, klinik bulguların değişkenliği ve spesifik olmaması sıklıkla tanıyı zorlaştırır ve tanının gecikmesine veya gözden kaçmasına yol açabilir. Yöntemler: Eagle sendromunu düşündüren semptomlarla kliniğimize başvuran bir hasta vakasını sunuyoruz. Kapsamlı bir klinik değerlendirme yapıldıktan sonra, panoramik radyografi ve bilgisayarlı tomografi kullanılarak radyolojik değerlendirme gerçekleştirildi. Radyolojik bulgulara dayanarak hasta kulak burun boğaz kliniğine sevk edildi ve burada Eagle sendromu tanısı doğrulandı. Hasta daha sonra uzamış stiloid çıkıntıların bilateral cerrahi kısaltılması ameliyatına alındı. Bulgular: Ameliyat sonrası klinik takipte, hastanın semptomlarında belirgin bir iyileşme gözlendi; bu iyileşme, maksimum ağız açıklığında önemli bir artış ve orofasiyal ağrının hafiflemesini de içeriyordu. Takip sırasında yapılan radyolojik değerlendirme, ameliyat sonrası herhangi bir komplikasyon belirtisi görülmemesi ile birlikte cerrahi tedavinin başarılı olduğunu doğruladı. Sonuçlar: Nedeni bilinmeyen orofasiyal ağrı ve buna bağlı semptomlarla başvuran hastaların ayırıcı tanısında Eagle sendromu göz önünde bulundurulmalıdır. Doğru tanı ve etkili tedavi planlaması için, ağız ve çene-yüz radyolojisi, kulak burun boğaz uzmanlığı ve uygun görüntüleme tekniklerini içeren çok disiplinli bir yaklaşım hayati önem taşımaktadır.