BURCU BÜGE, VOLKAN KOÇ
Yaşam Becerileri Psikoloji Dergisi - 2024;8(16):83-97
Anksiyete belirtileri, kişinin ebeveynlerinden miras aldığı algılanan olumsuz ebeveynlik tarzlarıyla sıklıkla ilişkili bulunmuştur ve bu durum kişilerarası ilişkilerde bilişsel süreçleri etkilemektedir. Bu çalışma, anksiyete bozukluğu olan bireylerde anksiyete belirtileri, ebeveynlik tarzları ve kişilerarası bilişsel çarpıtmalar arasındaki ilişkiyi sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırarak araştırmaktadır. Çalışmaya 164 yetişkin katılımcı dahil edilmiş; yaşları 18-60 arasında değişen (ortalama yaş = 30.5±8.84) bu katılımcıların 82’si anksiyete bozukluğu teşhisi almış ve 82’si psikiyatrik tanı almamış kişilerden oluşmaktadır. Katılımcıların 42’si (%26) erkek ve 122’si (%74) kadındır. Katılımcılar demografik bilgi formu, Young Ebeveynlik Ölçeği, Kişilerarası Bilişsel Çarpıtmalar Ölçeği ve Beck Anksiyete Envanterini doldurmuşlardır. Anksiyete bozukluğu grubunun, kontrol grubuna kıyasla daha yüksek düzeyde anksiyete belirtileri, kişilerarası bilişsel çarpıtmalar ve belirli anne (aşırı koruyucu/evhamlı, koşullu/başarı odaklı ve kötümser/endişeli) ve baba (değişime kapalı/duygularını bastıran) ebeveynlik tarzları sergilediği bulunmuştur. Kişilerarası bilişsel çarpıtmaların, aşırı koruyucu/evhamlı anne ebeveynliği ile anksiyete; değişime kapalı/duygularını bastıran baba ebeveynliği ile anksiyete arasındaki ilişkilerde aracı rol oynadığı tespit edilmiştir. Ancak, anksiyete bozukluğu tanısının, ebeveynlik tarzları ve bilişsel çarpıtmalar arasındaki ilişkiyi değiştirmediği görülmüştür. Bu bulgular, özellikle aşırı koruyucu/evhamlı anneler ve değişime kapalı/duygularını bastıran babalarla büyüyen bireylerdeki anksiyete bozukluklarının tedavisinde, kişilerarası bilişleri hedeflemenin önemini vurgulamaktadır.