EFFECT OF PACLITAXEL ADMINISTRATION ON ELECTROCARDIOOGRAPHIC PARAMETERS REFLECTING VENTRICULAR HETEROGENIT

İRFAN BARUTCU, ALPAY TURAN SEZGİN, HAKAN GÜLLÜ, ERGUN TOPAL, NURZEN SEZGİN, RAMAZAN ÖZDEMİR

Kocatepe Tıp Dergisi - 2003;4(1):43-47

Afyon Kocatepe University School of Medicine Department of Cardiology, AFYON

 

Son birkaç dekaddır tubulin dinamiklerini bozarak etki eden ve prototip bir taksan bileşiği olan paklitaxel, küçük hücreli olmayan akciğer kanseri, over ve meme kanseri, baş ve boyun kanserleri dahil olmak üzere birçok solid malignitenin tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak paklitaxel infüzyonu sırasında pekçok kardiyak yan etki rapor edilmiştir. Bu nedenle, bu çalışmada paklitaxel infüzyonunun elektrokardiyografi (EKG) üzerine etkisi araştırıldı. Çalışmaya meme (6 vaka), over (3 vaka) ve küçük hücreli olmayan akciğer kanseri (3 vaka) nedeniyle paklitaxel kemoterapisi alan toplam 12 hasta (7 kadın, 5 erkek ortalama 55 9 yaş) alındı. Tüm hastalarda paklitaxel infüzyonundan hemen önce ve infüzyondan 1 saat sonra EKG kaydedildi. Tüm kayıtlar 12 derivasyonlu yüzey elektrokardiyogramında alındı. Ventriküler heterojeniteyi gösteren elektrokardiyografik parametreler manuel olarak hesaplandı. Ortalama kalp hızı, maksimum QT, düzeltilmiş QT ve QRS interval süresi infüzyon sonrası değişmedi. (Ortalama kalp hızı; 85±5 ve 79±4 atım/dakika, maksimum QT 414±22 ve 420±24 ms, QTc 412±25 424±15 ms, ortalama QRS interval süresi 93±4 ve 95±5 ms p>0.005). Ancak düzeltilmiş QT dispersiyonu infüzyon sonrası belirgin olarak arttı (düzeltilmiş QT dispersiyonu 41±9 ve 70±11 ms p< 0.005). Sonuç olarak paklitaxel infüzyonu sonrası artmış QT dispersiyonu, otonomik disfonksiyonu yansıtır ve aynı zamanda bu ilaçtan kaynaklanan ciddi potansiyel aritmi riskini de gösterebilir. Ancak, paklitaxel infüzyonuna bağlı kardiyak yan etkilerin altta yatan mekanizmasını aydınlatmak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.