Martin Andonov Mitkov, İdil Diren Aykut, Zeynep Kazancı, Didem Aytimur, Aliye Mandıracıoğlu
Tıp Eğitimi Dünyası - 2026;25(75):150-160
Amaç: Tıp fakültesi öğrencileri ruh sağlığı damgalamasının önlenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Çalışmada, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi 1. ve 6. sınıf öğrencilerinin ruhsal hastalıklara yönelik damgalama düzeylerini ve bununla ilişkili faktörleri belirlemek amaçlanmıştır. Ayrıca, tıp eğitiminin bu tutumlara etkisini değerlendirmek üzere iki sınıf arasında karşılaştırma hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel araştırma, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde öğrenim gören 1. ve 6. sınıf toplamda 259 öğrencinin katılımı ile yürütülmüştür. Bağımlı değişken olarak 5'li Likert tipi "Sağlık Çalışanları için Ruhsal Hastalıklara Yönelik Damgalama Ölçeği (SÇ-RHYDÖ)" kullanılmıştır. Bağımsız değişkenler, cinsiyet, öğrenim gördüğü sınıf, ruh sağlığı ile alakalı seminer ya da başka herhangi bir faaliyete katılımı, geçmişte psikiyatrik tanı öyküsü, ailede psikiyatrik tanı öyküsü, ruhsal hastalık tanısı almış hastayla daha önce temas durumudur. Bulgular: Çalışmaya %51,6'ı kadın ve %56,4'ü birinci sınıf olarak katılmıştır. Ölçeğin genel toplam ortalama puanı 51,93 +/- 9,54 olarak hesaplanmıştır. SÇRHYDÖ alt faktör puanları incelendiğinde sırası ile en yüksek puanı "Tutumlar" 18,30 +/- 4,19, "Yardım Arama - Kendini Açma" 17,07 +/- 3,64 ruhsal hastalık öyküsü, psikiyatri hastası ile deneyim ve psikiyatri ile ilgili faaliyetlere katılımı olanların damgalama eğilimlerinin daha az olduğu belirlenmiştir. Altıncı sınıf öğrencileri, birinci sınıflara kıyasla ailelerinden daha bağımsız yaşamakta, psikiyatri alanında daha fazla deneyime sahip olmakta ve daha yüksek oranda ruh sağlığı sorunları bildirmektedir. Sonuç: Tıp eğitimi sürecinin ve psikiyatrik hizmetlerle ilgili faaliyetlere katılımın ruh sağlığı damgalama davranışlarını önlemede etkili olduğu anlaşılmıştır. Tıp müfredatında ruh sağlığı ile ilgili uygulamalı etkinliklere daha sık yer verilmesi büyük önem taşımaktadır.