Bahadır KÖYLÜ, Abdurrahman KOÇ
Tuberculosis and Thorax - 2025;73(4):314-318
Daha önce sistemik tedavi almamış, EGFR mutasyonu taşıyan ileri evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK) hastalarında tedavi seçenekleri artmış ve osimertinib monoterapisinin ötesine geçmiştir. Osimertinibe platin-pemetreksed kemoterapisi eklenmesiyle, özellikle santral sinir sistemi metastazı olan hastalarda progresyonsuz sağkalım süresinin uzadığı görülmüştür. Diğer yandan, MARIPOSA çalışmasında amivantamab-lazertinib kombinasyonu, osimertinib monoterapisine kıyasla hem genel sağkalım hem de progresyonsuz sağkalım açısından üstünlük göstermiştir. Ancak bu etkinlik artışı, belirgin bir toksisite yükü ile birlikte gelmektedir. EGFR hedefli tedavilerde interstisyel akciğer hastalığı (İAH) sınıf etkisi olarak görülürken, venöz tromboemboli (VTE) özellikle amivantamab-lazertinib kombinasyonunda önemli bir tedavi ilişkili toksisite olarak öne çıkmaktadır. Profilaktik yaklaşımlar bu komplikasyonların riskini azaltabilse de, hastaların yaşam kalitesi ve tedaviye devamlılık üzerindeki etkileri dikkatle değerlendirilmelidir. Santral sinir sistemi tutulumu, tümör yükü ve kırılganlık gibi klinik özelliklere dayalı bireyselleştirilmiş tedavi kararları, tedavi etkinliğini artırırken yan etkileri en aza indirmek için hayati öneme sahiptir. Bu makale, EGFR mutasyonu taşıyan ileri evre KHDAK hastalarında güncel birinci basamak tedavi stratejilerini, özellikle İAH ve VTE risklerine odaklanarak özetlemektedir.