MÜGE UZUN, NURTEN ARSLAN
Uluslararası Aile Çocuk Ve Eğitim Dergisi - 2015;3(7):173-196
Empirizm’in (deneycilik) sıkı bir taraftarı olan John Locke’a göre insan zihninin boş bir levha olduğu ve bu levha doldurulurken ilk izlenimlerin deneyim yoluyla elde edildiği ortaya konmuştur. Doğduğu günden itibaren dinamik bir süreç içerisinde olan çocuk bu ilk izlenimlerini önce ailesi, sonra okul ve yaşadığı çevredeki insanlar tarafından edinir. İyi ve temiz doğan çocuğun istendiği gibi yoğrulup istenilen şekle sokulabileceği iddiası bize eğitimin, çevrenin ve aile tutumlarının erken çocukluk dönemindeki yerinin önemini tekrar gözler önüne sermiştir. Çevresi risklerle dolu olan çocuğun sağlıklı bir birey olarak yetişmesi yani boş levhasını doldurabilmesi için ailenin temel işlevleri, çocuğun büyüme ve gelişme aşamasında çocuğun sosyal çevresindeki varlığını eğitimle destekleyip gereksinimlerini karşılamak yer almaktadır. Locke; başarılı bir insan yetiştirmek için eğitimin çevre ve aileyle özdeşleşerek çocuğun hayatında yer alması gerektiğini ve eğitimde önemli olanın pasif öğrenmelerin değil, her zaman için aktif tecrübe edinmelerin olduğunu savunmuştur. Bu bağlamda literatür taranarak yapılan bu derleme çalışmasında, Tabula Rasa kavramı çerçevesinde erken çocukluktan itibaren eğitim konusu irdelenmiştir. Anne-babasını gözleyen, onları kendine model alan çocuğun, ailenin sergilemiş olduğu tutumlardan olumlu ve olumsuz yönde etkilendiği görülmüştür. Bu çalışmada bu amaçla literatür taraması yapılmış ve Tabula Rasa kavramının eğitim olgusu içerisindeki yerinin literatür bilgileri ışığında tartışılması yoluna gidilmiştir. Çalışmada çocuğun boş levhasını doldururken eğitimde anne-baba çocuk ilişkisindeki aile tutumlarının önemine, eğitim ve çevrenin çocuk yetiştirmedeki yerine cevap aranmıştır. Çalışmanın bu anlamda, alanyazında Tabula Rasa kavramının eğitim olgusu içinde ne şekilde ele alınacağına ilişkin algıların desteklenmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.