EKLEM İÇİ PARÇALI SUPRAKONDİLER FEMUR KIRIKLARININ İNDİREKT PLAKLAMA İLE TEDAVİSİ

HALUK AĞUS, ALİ REİSOĞLU, GÜRHAN ZİNCİRCİOĞLU, GÜRKAN ERYANILMAZ

Acta Orthopaedica et Traumatologica Turcica - 2002;36(5):384-389

SSK Tepecik Eğitim Hastanesi II. Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği

 

Amaç: Eklem içi parçalı suprakondiler femur kırıklarının tedavisinde biyolojik cerrahi yöntem olarak kabul edilen indirekt plaklamanın etkinliği değerlendirildi. Çalışma planı: Çalışmada Müller sınıflandırmasına göre üçü tip 33.C2, üçü 33.C3 kırığı olan altı hasta (4 erkek, 2 kadın; ort. yaş 35; dağılım 14-54) değerlendirildi. Kırıkları n üçü kapalı, üçü açık kırık idi. Gustilo-Anderson sınıflandırmasına göre, açık kırıkların göre ikisi tip II, biri tip III idi. Eklem içi parçaların redüksiyonu anatomik olarak lateral parapatellar kesiden eklem açılarak yapıldı. Doğrudan redükte edilen distal parça, vastus lateralisin altından retrograd olarak gönderilen plak ile femur cismine tespit edildi. Plak, kemiğe proksimal sınırlı kesi veya bistüri ucu ile açılan delici kesilerden gönderilen kortikal vidalarla tespit edildi. Parçalı suprakondiler kırığın redüksiyonu, kırık bölgesi cerrahi olarak açılmaksızın, dolaylı olarak sağlandı. Ortalama takip süresi 25 ay (dağılım 12-40 ay) idi. Sonuçlar: Kaynama süresi ortalama 15 hafta (dağılım 12- 20 hafta) idi. Hiçbir olguda, kırığın tekrarlaması, tespit yetersizliği ve enfeksiyon görülmedi. İki olguda diz hareketlerinde %25-50 arasında kısıtlılık; üç olguda 1-2.5 cm uzunluk farkı, bir olguda 10° valgus deformitesi saptandı. Sonuçlar, Johner ve Wruhs ölçütlerine göre bir olguda mükemmel, bir olguda iyi, iki olguda yeterli, iki olguda kötü bulundu. Olguların tümü kırık öncesinde sürdürdükleri günlük yaşamlarına kavuştular. Çıkarımlar: Biyolojik plaklama yönteminin, distal eklem içi suprakondiler femur kırıklarının cerrahi tedavisinde geleneksel cerrahi yöntemlere alternatif ve etkili bir yöntem olduğu sonucuna varıldı.