EL REHABİLİTASYON ÜNİTESİNE BAŞVURAN DİSTAL RADİUS KIRIĞI OLAN HASTALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Cevriye MÜLKOĞLU, Nadide KOCA, Muhammet Tahir KAN, Ayşenur BAŞ, Nursel DOĞANYİĞİT KUZAN, Banu ORDAHAN

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bilimleri Dergisi - 2026;29(3):441-448

University of Health Sciences, Ankara Training and Research Hospital, Department of Physical Medicine and Rehabilitation, Ankara, Türkiye

 

Amaç: Hastanemiz El Rehabilitasyon Ünitesi'ne başvuran 91 distal radius kırığı (DRF) hastasının demografik özelliklerini, etiyolojik faktörlerini ve tedavi yaklaşımlarını değerlendirmek. Gereç ve Yöntemler: Eylül 2022 ile Ekim 2024 tarihleri arasında El Rehabilitasyon Polikliniğimize başvuran ve DRF tanısı alan hastalar çalışmaya dahil edilmiş ve kayıtları retrospektif olarak incelenmiştir. Bulgular: Toplam 91 hastaya DRF tanısı konuldu. Hastaların %61.5'i (n: 56) konservatif tedavi ile, %38.5'i (n: 35) ise cerrahi olarak tedavi edilmişti. Cerrahi tedavi grubu ile konservatif tedavi grubundaki hastaların Hızlı Kol, Omuz ve El Engellilik Ölçeği (QDASH) skorları sırasıyla 44.4+/-11.0 ve 41.5+/-9.44 olarak belirlendi (p=0.003). Hastaların %40.7'sinde (n: 37) Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu (CRPS) gelişmişti. CRPS gelişen ve gelişmeyen gruplar arasında alçıda kalma süresine göre istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu; CRPS grubunda bu süre daha uzundu (39.8+/-9.5 gün; 33.9+/-6.9 gün, p=0.001). CRPS gelişen hastalarda üst ekstremite fonksiyonel durumu, CRPS gelişmeyen hastalara kıyasla daha kötüydü (QDASH skoru sırasıyla 42.2+/-9.7 ve 36.5+/-10.6 idi, p=0.010). Sonuç: DRF'ler özellikle düşmeler nedeniyle yaşlı kadınlarda sık görülen kırıklardır. Genellikle konservatif olarak tedavi edilse de vakaların önemli bir kısmında CRPS gelişebilir. CRPS gelişen hastaların fonksiyonel durumu, CRPS gelişmeyenlere kıyasla daha kötüdür. Bu nedenle, DRF'lerin tedavisinde erken rehabilitasyonun önemi açıktır.