Emre Gürkan BULUTLUÖZ, Burak KAYA, Alper ÖZKÖK
Adli Tıp Bülteni - 2026;31(2):180-188
Amaç: Elektrik akımı maruziyetine bağlı yaralanmalar voltaj düzeyi ve maruziyet koşullarına göre geniş bir yelpazede yaralanmalara neden olduğundan önemli bir adli tıbbi problemdir. Bu çalışma elektrik yaralanmalarını adli tıbbi değerlendirme çerçevesinde (yaşamsal tehlike, basit tıbbi müdahale ile giderilebilirlik, kırık/iç organ hasarı) ve risk faktörleri bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. Yöntem: 2023-2025 yılları arasında ikinci basamak bir devlet hastanesinde adli olgu olarak bildirilen ve elektrik yaralanması saptanan 123 olgu demografi, yaralanma zamanı/yer/orijin, voltaj tipi, temas kaynağı, klinik bulgular, ek travma, tedavi ve adli sonuçlar açısından analiz edilmiştir. Bulgular: Olguların %70,7'si erkek olup yaş ortalaması 26,9+/-16,3 yıldır; vakalar en sık 19-29 yaşta, hafta içi ve 08.00-16.00 saatlerinde, ev ve kapalı alanlarda gerçekleşmiştir. Maruziyetin %87,8'i düşük voltaj, %12,2'si yüksek voltajdır ve tüm olgular kaza kökenlidir (iş kazası %56,1; ev kazası %41,5). Yüksek voltaj maruziyeti giriş/çıkış lezyonu oluşumu, multitravmatik yaralanmalar, kırık oluşumu, iç organ hasarı ve adli tıbbi açıdan yaşamsal tehlike ile BTM açısından anlamlı biçimde ilişkilidir (p<0,05-0,001). Sonuç: Bulgular elektrik yaralanmalarında maruz kalınan akımın voltajının belirleyici prognostik ve medikolegal parametre olduğunu düşük voltajlı olgularda ise klinik bulgulara dayalı olgu-özgül değerlendirme ve standart kayıtlamanın kritik önem taşıdığını göstermektedir.