Burak Oguzhan Karapinar, Emrah Altuntas, Tuba Gul, Adem Tokpinar, Muhammet Degermenci, Orhan Bas
ODÜ Tıp Dergisi - 2025;12(3):158-169
Son yıllarda teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte, elektromanyetik alanlara (EMA) maruz kalma günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Hem doğal hem de yapay kaynaklardan yayılan elektromanyetik alanlar, özellikle merkezi sinir sistemi (MSS) üzerindeki potansiyel biyolojik etkileri nedeniyle giderek daha fazla ilgi görmektedir. Güncel literatür, EMA maruziyetinin artmış kan-beyin bariyeri geçirgenliği, oksidatif stres, değişen nörotransmitter seviyeleri, bozulmuş öğrenme ve hafıza süreçleri, nörogelişimsel değişiklikler ve olası nörodejeneratif sonuçlarla ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca, radyofrekans EMA'ları ve son derece düşük frekanslı EMA'lar ile beyin tümörlerinin gelişimi arasındaki ilişki hakkında çelişkili bulgular bildirilmiştir ve Dünya Sağlık Örgütü radyofrekans EMA'larını "insanlar için olası kanserojen" olarak sınıflandırmıştır. Çocukluk ve doğum öncesi dönem gibi kritik gelişim aşamalarının EMA ile ilişkili etkilere özellikle duyarlı olduğu vurgulanmaktadır. Bazı bulgular EMA'ların potansiyel terapötik uygulamalarına işaret ederken, çoğunluğu olumsuz nörolojik sonuçlara vurgu yapmaktadır. Modern toplumda EMA maruziyetinin yaygınlığı göz önüne alındığında, altta yatan mekanizmaların aydınlatılması ve MSS üzerindeki etkilerinin netleştirilmesi için uzun süreli, standardize edilmiş ve çok yönlü çalışmalara ihtiyaç vardır.