Cemal ÜNLÜ, Gonca TÜRKER ERGÜN, Özlem MORALOĞLU TEKİN
Jinekoloji-Obstetrik ve Neonatoloji Tıp Dergisi - 2026;23(2):168-173
Amaç: Bu çalışmada, elverişsiz serviksi olan term tekil gebeliklerde kullanılan dört servikal olgunlaştırma ve doğum indüksiyonu stratejisinin vajinal doğum oranı ve doğum indüksiyonu-doğum aralığı açısından karşılaştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif keşifsel karşılaştırmalı kohort çalışması, Kasım 2019-Eylül 2023 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Obstetri Kliniğinde yürütüldü. Çalışmaya 37+0 ile 42+0 gebelik haftaları arasında, baş geliş, servikal dilatasyonu 1 cm ile 3 cm arasında ve Bishop skoru 7'nin altında olan 120 gebe dahil edildi. Olgular belge kayıtlarına göre dört gruba ayrıldı: yalnızca manuel servikal germe ve eş zamanlı membran sıyırma, yalnızca dinoproston, mekanik işlem sonrası hemen dinoproston ve klinik gereksinim halinde dinoproston sonrası oksitosin augmentasyonu şeklindeki bir eskalasyon yolu. Primer sonlanım vajinal doğum oranıydı. Ana sekonder sonlanım, vajinal doğum yapan kadınlarda doğum indüksiyonu-vajinal doğum aralığıydı. Bulgular: Vajinal doğum oranı gruplar arasında anlamlı olarak farklıydı (%53,3; %76,7; %80,0; %90,0; p=0,009). Doğum indüksiyonu ile doğum arasındaki süre tüm kohortta anlamlı farklılık gösterdi ve en uzun süre Grup 1'de, en kısa süre Grup 4'te saptandı (31,2+/-4,5 saat; 28,5+/-7,4 saat; 26,3+/-7,2 saat; 25,0+/-4,8 saat; p<0,001). Vajinal doğum yapan kadınlarda indüksiyon-vajinal doğum aralığı da anlamlı farklıydı (p=0,005). Sezaryen oranı Grup 1'den Grup 4'e doğru azaldı. Apgar skorları ve postpartum ağrı skorları açısından gruplar arasında anlamlı fark yoktu. Sonuç: Elverişsiz serviksi olan term tekil gebeliklerde dinoproston içeren stratejiler, yalnızca mekanik yaklaşıma göre daha yüksek vajinal doğum oranları ile ilişkiliydi. En yüksek vajinal doğum oranı, dinoproston sonrası oksitosin augmentasyonu uygulanan grupta gözlendi; ancak bu grup, başlangıçtan planlanmış bağımsız bir stratejiden ziyade klinik gereksinim halinde uygulanan bir eskalasyon yolunu temsil etmekteydi ve bu bulgu temkinli yorumlanmalıdır. Yalnızca mekanik yaklaşım ise en uzun doğum indüksiyonu-doğum aralığı ile ilişkiliydi.