Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

ENDEMİK OLMAYAN BİR BÖLGEDE AKUT VE KRONİK FASCİOLİASİS: KLİNİK, LABORATUVAR VE GÖRÜNTÜLEME ÖZELLİKLERİ

Yeliz Çiçek, Saim Dayan

Klimik Dergisi - 2025;38(4):241-245

İstanbul Medipol Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye

 

Amaç: Fascioliasis, insanlarda nadir görülen ve tanısında güçlükler yaşanabilen, halk sağlığı açısından önemli bir paraziter infeksiyondur. Bu çalışmada, endemik olmayan bir bölgede izlenen akut ve kronik fascioliasis olgularının klinik, laboratuvar ve görüntüleme özelliklerinin karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi amaçlandı. Yöntemler: Tek merkezli, retrospektif ve gözlemsel nitelikteki bu çalışmaya fascioliasis tanısı alan 25 erişkin hasta dâhil edildi. Tanı, Fasciola hepatica immünglobulin G antikorlarının enzim bağlantılı immünosorbent testi (ELISA) ile saptanmasıyla konulmuştu. Hastaların demografik, klinik, laboratuvar ve radyolojik bulguları hasta dosyalarından elde edilerek analiz edildi. Bulgular: Olguların %80'i akut, %20'si kronik evredeydi. Akut evrede en sık semptom karın ağrısı olup eozinofil sayıları anlamlı düzeyde daha yüksekti (p<0.05). Kronik evrede ise biliyer sistem tutulumuna bağlı semptomlar ön plandaydı. Görüntülemede, akut evrede yaygın hipodens lezyonlar saptanırken; kronik evrede safra yollarında dilatasyon, intraduktal parazit görünümü ve duktal duvar kalınlaşması izlendi. Sonuç: Endemik olmayan bir bölgede izlenen fascioliasis olgularında evreye özgü klinik, laboratuvar ve görüntüleme farklılıkları mevcuttur. Eozinofili ile birlikte evreye özgü görüntüleme bulgularının dikkate alınması, erken tanı ve uygun tedavi açısından kritik öneme sahiptir.