UFUK ATLIHAN, FERRUH ACET, ONUR YAVUZ, BURAK ERSAK, CAN ATA, TEVFİK BERK BİLDACI, SELÇUK ERKILINÇ, HÜSEYİN AYTUĞ AVŞAR
Türk Üreme Tıbbı ve Cerrahisi Dergisi - 2025;9(1):1-9
Amaç: Endometriozisli kadınların endometriumunun anormal olduğu genel olarak kabul edilmektedir, ancak bu anormalliklerin gebelik sırasında desidualizasyon ve plasentasyona zarar verip vermediği konusunda tartışmalar devam etmektedir. Bu çalışmanın amacı endometriozis tanısı almış hastalarda obstetrik ve neonatal sonuçları değerlendirmektir. Gereç ve Yöntemler: 2018-2023 yılları arasında kadın doğum kliniğimizde gebelik takibi yapılan ve hastanemizde doğum yapan 1015 hasta retrospektif olarak incelendi. Çalışmada değerlendirilen hastalar endometriozis varlığına göre iki ayrı grupta değerlendirildi. Tüm hastalarda preterm doğum, gestasyonel diyabet (GDM), gestasyonel hipertansiyon (GHT), preeklampsi, erken membran rüptürü (PROM), fetal büyüme kısıtlaması (FGR), Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi (NICU) varlığı değerlendirildi. Bulgular: ART öyküsü endometriozis grubunda anlamlı olarak daha yüksek saptandı (p=0.038). Gebelik haftasının endometriozis grubunda anlamlı olarak daha düşük olduğu görüldü (p=0.018). GHT oranı endometriozis grubunda anlamlı olarak daha yüksek saptandı (p=0.034). Sezaryen oranı endometriozis grubunda anlamlı olarak daha yüksek saptandı (p=0.037). Tahmini kan kaybı hacmi endometriozis grubunda anlamlı olarak daha yüksek saptandı (p=0.042). NICU oranı endometriozis grubunda anlamlı olarak daha yüksek saptandı (p=0.044). Sonuç: Endometriozis kaynaklı perinatal ve neonatal sonuçlar multifaktöriyel faktörlere bağlıdır. Olası riskleri açıklığa kavuşturmak için prospektif ve geniş popülasyon tabanlı çalışmalara veya meta-analizlere ihtiyaç vardır.