ENDOMETRİYAL KANSER CERRAHİSİNDE LAPAROSKOPİDEN LAPAROTOMİYE GEÇİŞ: TERSİYER BİR MERKEZDE İNTRAOPERATİF FAKTÖRLERİN 10 YILLIK RETROSPEKTİF ANALİZİ

Müge Ateş Tıkız, Okan Efe, Elif Iltar, Fatma Ceren Güner, Hasan Aykut Tuncer, Selen Doğan, Tayup Şimşek

Türk Jinekolojik Onkoloji Dergisi - 2026;26(1):25-30

Division of Gynecologic Oncology, Department of Gynecology and Obstetrics, Akdeniz University, Antalya, Turkiye

 

Amaç: Minimal invaziv cerrahi (MİC), endometriyal kanserde cerrahi evreleme için standart yaklaşım olup laparotomiye kıyasla daha az kan kaybı, daha düşük perioperatif morbidite ve daha kısa hastanede kalış süresi sağlamaktadır. Bununla birlikte, intraoperatif olarak açık cerrahiye geçiş, MİC'in avantajlarını azaltabilecek ve altta yatan cerrahi ya da hastalığa bağlı zorlukları yansıtan klinik açıdan önemli bir durumdur. Bu çalışmanın amacı, tersiyer bir merkezde konversiyon sıklığını ve intraoperatif ilişkili faktörleri değerlendirmektir. Yöntem: Bu retrospektif kohort çalışmaya, Ocak 2015 - Aralık 2024 tarihleri arasında laparoskopik cerrahi evreleme planlanan, histolojik olarak doğrulanmış 181 endometriyal kanser hastası dahil edildi. Konversiyon, laparoskopiden laparotomiye plansız geçiş olarak tanımlandı. Demografik, klinik ve intraoperatif veriler analiz edildi ve konversiyon ile ilişkili faktörler araştırıldı. Bulgular: Toplam konversiyon oranı %7,2 (n = 13) olarak saptandı ve literatürle uyumlu bulundu. En sık konversiyon nedeni intraoperatif kanama (%30,8) olup bunu ileri evre hastalık veya beklenmeyen metastatik yayılım (%23,1), yoğun adezyonlar gibi teknik zorluklar (%23,1) ve anesteziye bağlı komplikasyonlar (%23,1) izledi. Konversiyon gelişen hastalarda vücut kitle indeksi (VKİ) anlamlı derecede daha yüksek bulundu (p < 0,05). İleri FIGO evresi ve artmış intraoperatif kompleksite de konversiyon ile ilişkili görünmektedir. Sonuç: Laparoskopik cerrahi endometriyal kanser evrelemesinde güvenli ve etkili bir yöntemdir. Konversiyon çoğunlukla kanama, hastalık yaygınlığı ve obezite gibi hasta faktörlerine bağlı intraoperatif zorluklardan kaynaklanmaktadır. Konversiyon, cerrahi başarısızlık olarak değil, hasta güvenliği ve optimal onkolojik sonuçlar için alınan klinik bir karar olarak değerlendirilmelidir.