Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

ENDOMETRİYAL KANSERDE SİSTEMATİK LENFADENEKTOMİNİN TERAPÖTİK ROLÜ VE SAĞKALIM ÜZERİNDE ETKİSİ: RETROSPEKTİF KOHORT ÇALIŞMASI

Yakup YALÇIN, Kemal ÖZERKAN

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2025;51(3):475-481

Bursa Uludağ University Faculty of Medicine, Department of Obstetrics and Gynecology, Division of Gynecologic Oncology, Bursa, Türkiye

 

Bu çalışmanın amacı, endometrioid endometriyal kanserli hastalarda sistematik lenfadenektominin terapötik ve prognostik rolünü değerlendirmektir. Çalışmaya, Ocak 2010 ile Mayıs 2025 arasında üçüncü basamak bir üniversite hastanesinde primer cerrahi tedavi uygulanmış FIGO 2009 evre I -III endometrioid endometriyal karsinom tanılı 512 hasta dahil edildi. Hastalar, lenfadenektomi uygulanıp uygulanmadığına göre kategorize edildi. Klinikopatolojik özellikler, hastalıksız sağkalım (DFS) ve genel sağkalım (OS) karşılaştırildi. Sağkalım sonuçları Kaplan -Meier analizi ve log -rank testleri ile değerlendirildi, prognostik faktörler ise Cox orantısal risk regresyonu ile belirlendi. Toplam kohortun 407'sine (%79,5) lenfadenektomi yapılırken, 105'ine (%20,5) yapılmadı. Lenfadenektomi grubunda daha büyük tümör boyutu, yüksek dereceli histoloji, derin miyometriyal invazyon ve LVSI gibi olumsuz patolojik özellikler daha sık izlendi (tümü p<0,01). Ortalama 68 aylık takip sonunda, nüks oranları gruplar arasında benzerdi (%7,9'a karşı %6,7; p=0,837). Beş yıllık DFS oranları lenfadenektomi grubunda %92,5, lenfadenektomi yapılmayan grupta %92,1 idi. Beş yıllık OS oranları ise sırasıyla %83,2 ve %87,5 olarak bulundu. Lenfadenektomi, DFS (HR 1,31; %95 GA 0,58 -2,96; p=0,547) veya OS (HR 1,42; %95 GA 0,81 -2,47; p=0,199) üzerinde iyileşme ile ilişkili değildi. Çok değişkenli analizde, yaş, tümör derecesi ve LVSI nüks ve sağkalımın bağımsız öngördürücüleri olarak belirlendi; buna karşılık lenfadenektomi bağımsız bir prognostik faktör değildi. Sistematik lenfadenektomi, endometrioid endometriyal kanserde sağkalım avantajı sağlamamaktadır. Onkolojik sonuçların esas belirleyici si, nodal diseksiyonun kapsamından ziyade tümör biyolojisi gibi görünmektedir.