BANU KARACA
Ege Klinikleri Tıp Dergisi - 2022;60(3):299-304
Flowsitometri, kullanımı giderek artan, tek hücre düzeyinde birden fazla parametrenin kısa sürede analiz edebilme olanağı sağlayan bir yöntemdir. Son yıllarda elektrik, flöresan boyalar ve lazer teknolojilerindeki gelişmelere parelel olarak birçok laboratuvar ve klinik araştırmada kullanılmaktadır. Lösemi immunofenotiplendirmesi aracılığı ile akut ve kronik lenfositer löseminin hızlı tanı ve tedavi takipleri, HIV enfeksiyonu tanı, takibi, organ yetmezliğinde B ve T hücre düzeyi tayini, kemoterapi alan kişilerde ve diğer immune yetmezliklerin takibinde yer almasının yanısıra apopitoz tayini, hücre siklus çalışmaları, ilaç çalışmaları, mikroorganizma saptama ve sayılarının tespiti gibi geniş alanlarda yeri vardır. Pandemi döneminde de COVID-19 olgularında enfeksiyonun immunopatogenezini açıklamak, tanı ve tedavi protokollerinin oluşturulması amacı ile T ve B hücre değişikliklerini belirlemede flowsitometri yöntemi yol gösterici olmaktadır. Bu olgularda T helper ve T supresor hücrelerde azalma dikkat çekici olup ciddi olgularda naive T helper sayısında artış saptanırken T bellek ve T regulator hücreler ise azalmaktadır. Bunun yanında COVID-19 seyrinde mortaliteyle direk ilişkili olan ARDS patogenezinde önemli olan sitokin fırtınasında rol alan doğal ve proinflamatuar sitokinlerde görülen yükseklik yine flowsitometri yöntemi ile kısa sürede saptanabilmektedir. Bu çalışmada flowsitometri yönteminin genel prensipleri ve ve Enfeksiyon Hastalıkları pratiğinde kullanım alanları hakkında bilgi paylaşımı amaçlanmıştır.