Seda ALTINER, Mine Durusu TANRIOVER
International Journal of Current Medical and Biological Science - 2026;6(1):1-9
Amaç: İnfektif endokardit (İE) halen yüksek morbidite ve mortaliteye sahip bir hastalıktır. Epidemiyolojik profil değişmiş, romatizmal hastalığa bağlı olgular azalırken sağlık hizmeti ile ilişkili ve protez kapak enfeksiyonları artmıştır. Yönetim hala karmaşık olup özellikle anti-trombotik tedavilerin rolü tartışmalıdır. Bu çalışmada erişkin İE hastalarında klinik özellikler, mikrobiyoloji ve hastane içi mortalite ile ilişkili prediktörler değerlendirildi, özellikle anti-trombosit tedaviye odaklanıldı. Gereç ve Yöntem: Üçüncü basamak üniversite hastanesinde 2000-2013 yılları arasında modifiye Duke kriterlerine göre kesin veya olası İE tanısı alan 122 erişkin hasta kayıtları retrospektif olarak incelendi. Demografik veriler, eşlik eden hastalıklar, predispozan faktörler, klinik ve laboratuvar bulguları ve ekokardiyografi sonuçları, mikrobiyoloji, antitrombotik tedavi kullanımı, cerrahi tedavi ve sonlanım değerlendirildi. Hastane içi mortalitenin prediktörlerini belirlemek için tek değişkenli ve çok değişkenli analizler yapıldı. Bulgular: Ortalama yaş 52,5 +/- 14,2 yıl olup hastaların %63,1'i erkekti. Romatizmal ateş öyküsü %35,2, protez kapak varlığı %34,4, intrakardiyak cihaz varlığı %7,4 oranında saptandı. En sık izole edilen patojen Staphylococcus aureus (%25,5) idi; bunu streptokoklar (%16,3) izledi. Kültür negatif endokardit oranı %33,3 olarak bulundu. Genel hastane içi mortalite %26,2 idi. Kaybedilen hastalar daha yaşlıydı (57,4'e karşı 50,8 yıl) ve başvuru öncesi semptom süresi daha kısaydı (<15 gün). Çok değişkenli analizde ekokardiyografide kötüleşme (OR 5,44; p=0,026) ve önceden anti-trombosit tedavi kullanımı (aspirin OR 2,64; p=0,021; diğer anti-trombositler OR 3,95; p=0,015) bağımsız mortalite prediktörleri olarak saptandı. Sonuç: Bu çalışma, Türkiye'de İE epidemiyolojisindeki değişimi; ileri yaşı, protez/cihaz ilişkili olguların artışını ve dolayısıyla S. aureus sıklığının yükselmesini gözler önüne sermektedir. Anti-trombosit tedavi kullanımı bağımsız olarak artmış mortalite ile ilişkili bulunmuştur.