BEKİR FURKAN TÜZER, HAVVA DEMİREL
Türk Spor ve Egzersiz Dergisi - 2022;24(3):254-263
Bu araştırma ile Selçuk Üniversitesi’nde öğrenim gören engelli bireylerin spora katılım motivasyon düzeylerinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Araştırmada Tekkurşun ve ark (17) tarafından geliştirilen “Engelli Bireylerde Spora Katılım Motivasyonu Ölçeği” kullanılmış ve 35 kadın (%40,2) ve 52 erkek (%59,8) olmak üzere toplam 87 gönüllü katılımcıya uygulanmıştır. Çalışmada tarama metodu kullanılmış olup değişkenler arası farkları belirlemek amacıyla bağımsız iki grup arasındaki farkların karşılaştırılmasında Mann Whitney U testi, ikiden fazla bağımsız grupların karşılaştırılmasında ise Kruskal Wallis testi uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda engelli bireylerin spora katılım motivasyon düzeylerinde cinsiyet ve yaş faktörlerinde anlamlı düzeyde farklılık görülmemiştir. Ancak bireylerin engel türlerine göre ve yaptıkları spor türlerine ilişkin analiz sonucunda spora katılım motivasyon düzeylerinde anlamlı şekilde farklılaşma ortaya çıkmıştır. Görme engelli bireylerin dışsal motivasyon düzeylerinin bedensel engelli ve işitme engelli bireylere göre anlamlı düzeyde düşük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bireysel spor yapan bireylerin hiç spor yapmayan bireylere göre içsel ve dışsal motivasyon düzeylerinin anlamlı olarak yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak motivasyon kavramı insan hayatının her alanında oldukça önemli bir yere sahiptir. Bazen genetik faktörlere bağlı olarak bazen de hayatın olağan akışı içerisinde çeşitli olumsuz durumlara maruz kalarak ortaya çıkan engellilik durumuna sahip bireyler için motivasyon kavramı çok daha fazla önem arz etmektedir. Nitekim günlük yaşam içerisinde kendilerini ifade edebilmeleri, değer ve saygı görmeleri onların hayata tutunmaları ve hayat beklentilerini artırmaları açısından oldukça değerli bir olgudur. İnsanları tek bir çatı altında toplayan ve bireye hem duygusal hem de fiziksel olarak destek veren en büyük etkenlerden birisi de spordur. Hayatı kısıtlı şekilde yaşayan bireylerin çeşitli fiziksel aktivitelere katılarak fiziksel ve psikososyal olarak motive oldukları ve kendilerini diğer insanlardan eksik ya da yetersiz görme durumlarının bir nebze ortadan kalktığı bilinen bir gerçektir. Sporun bu gücüyle birlikte kendini yetersiz hisseden bireylerin hayat beklentisi artacak ve yetersizlikleri de bir nebze olsa az hissedilecektir.