FARUK YEŞİLTAŞ, SEMAİ BEK, OKTAY SARI, ÜMİT AYDOĞAN, SALİM ÖZENÇ, KENAN SAĞLAM, ZEKİ GÖKÇİL, KURTULUŞ ÖNGEL
MN-Dahili Tıp Bilimleri - 2009;4(3-4):125-130
Amaç: Bu çalışma ile epilepsinin etyolojisinde rol oynayan önlenebilir faktörler ortaya konularak, epilepsinin toplumda daha erken yaşlarda görülme sıklığının azaltılmasına katkıda bulunulması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Gülhane Askeri Tıp Akademisi Nöroloji Ana Bilim Dalı Epilepsi Polikliniği‘nde 1993-2008 yıllları arasında epilepsi tanısı almış olan hastaların dosyaları retrospektif olarak incelendi. Dosyalarda eksik verileri olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Hastalara ve hastalığa ait çeşitli parametreler listelendi, bu veriler SPSS 10.0 istatistik programında analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya epilepsi tanısı almış 1002 hasta dâhil edildi. Hastalar etyolojilerine göre incelendiğinde; %58.9‘unda (n:589) neden bulunamamışken, %11.6‘sında (n:116) kafa travması, %9.0‘unda (n:90) intrakranyal lezyon, %8.2‘sinde (n:82) febril konvulsiyon olduğu tespit edildi. Hastalar nöbet tiplerine göre değerlendirildiğinde; %46.1‘inin (n:462) tonik-klonik, %11.7‘sinin (n:117) kompleks parsiyel, %2.4‘ünün (n:24) miyoklonik, %2.3‘ünün (n:23) basit parsiyel, %1.2‘sinin (n:12) ise absans tip nöbet geçirme öyküsü vardı. Hastalardan %45.3‘ünde (n:454) jeneralize, %35.1‘inde (n:352) fokal EEG bulgusu saptanırken %19.6 (n:196)‘sında EEG‘de patolojik bulgu saptanmamıştır. Sonuç: Hasta grubumuzda epilepsinin etyolojik nedenleri ile başlangıç yaşı arasında güçlü bir ilişki gözlenmiştir. Örneklememizde, febril konvülsiyonun 0-10 yaş arası, kafa travmasının 11-30 yaş arası, intrakranyal lezyonun 31 yaşından sonra başlayan epilepsilerde en sık neden olarak karşımıza çıkması ve söz konusu etyolojik nedenlerin zaten, yaş gruplarında sıklıkla karşılaşılabilecek nedenler olması dikkat çekici bir durumdur.