İBRAHİM SERDAR SERİN, ÜNAL YİRMİBEŞ, ERCAN M AYGEN, MUSTAFA BAŞBUĞ
Journal of Clinical Practice and Research - 2000;22(3):122-127
Amaç: Kliniğimizdeki ölü doğumların incelemelerinin yapılarak nedenlerinin saptanması ve nedeni belirlenmeyen ölü doğumlarda gerekli yaklaşımların tartışılması amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: 1 Ocak 1997 ile 31 Aralık 1999 yılları arasındaki üç yıllık sürede kliniğimizde gerçekleştirilen tüm doğumlar taranarak ölü doğumlar belirlendi ve dosyaları incelendi. Yirminci gebelik haftasından sonra 1. ve 5. dakika Apgar skoru '0' olan fetuslar ölü doğum olarak kabul edildi. Ölü doğum yapan hastaların, obstetrik hikayeleri, sistemik hastalıkları ve obstetrik problemleri kaydedildi. Ölü doğumlardaki konjenital anomaliler ve intrauterin gelişme geriliği olanlar belirlendi. Bulgular: Çalışmamıza aldığımız 4850 doğum vakasında 186 ölü doğum saptandı. Otuz dört hastanın (% 18.27) kayıtları eksik olduğundan çalışma dışı bırakıldı. Ölü doğum oranı % 4.06 idi. En sık rastlanan sistemik hastalık ağır preeklampsi, obstetrik problem ise plasenta dekolmanı idi. Ölü doğumlardaki konjenital anomali oranı % 13.8 idi. Hastaların % 26.4 ünde ölü doğum nedeni açıklanamadı. Sonuç: Ölü doğumların azaltılabilmesi için risk faktörlerinin belirlenmesinin yanı sıra, önlenebilir ve kontrol edilebilir durumların saptanması gerekmektedir. Nedeni açıklanamayan ölü doğumlardaki genetik ve immünolojik araştırmaların yanında plasentanın histopatolojik incelenmesi ve fetusa otopsi çalışmaları yapılması nedenin belirlenmesine yardımcı olabilir.