ERGENLER VE GENÇ YETİŞKİNLERDE GELİŞİMSEL DÖNEMLERE GÖRE MENSTRÜEL BİLGİ DÜZEYİ

Eylem Şerife KALKAN, Zehra Ece BİLGİN, Sajedah Najeh KHARBATIA, Melis Pehlivantürk KIZILKAN, Sinem AKGÜL

Güncel Pediatri - 2026;24(2):111-118

Hacettepe University Faculty of Medicine, Department of Adolescent Medicine, Ankara, Türkiye

 

Giriş: Menstrüel döngü, ergen sağlığında hayati bir belirteç olarak kabul edilmektedir ve normal menstrüel özelliklerin bilinmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, ergen ve genç yetişkin kadınlarda farklı ergenlik evrelerinde menstrüel bilgi düzeyinin değerlendirilmesi ve menstrüasyon hakkında bilgi alma durumu ile menstrüel bilgi arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, çevrimiçi olarak uygulanan öz-bildirim temelli anketi tamamlayan 10-24 yaş aralığındaki toplam 257 ergen ve genç yetişkin kadın dahil edildi. Katılımcılar erken (10-14 yaş), orta (15-18 yaş) ve geç ergenlik/genç yetişkinlik (19-24 yaş) olmak üzere üç gruba ayrıldı. Sosyodemografik özellikler, menstrüasyon hakkında bilgi kaynakları ve menstrüel bilgi düzeyi çoktan seçmeli sorular kullanılarak değerlendirildi. Menstrüel bilgiyle ilgili sorulara verilen her doğru yanıt 1 puan kabul edildi (toplam puan: 0-4), daha yüksek puanlar daha fazla menstrüel bilgi olarak değerlendirildi. Tüm soruları doğru yanıtlayan katılımcılar American College of Obstetricians and Gynecologists 2015 Komite görüşüne göre tam doğru menstrüel bilgiye sahip olarak sınıflandırıldı. Bulgular: Katılımcıların %91,4'ü menstrüasyon hakkında bilgi aldığını bildirdi. En sık bildirilen bilgi kaynağı ebeveynler (%70,8) olup bunu internet/medya (%58,8) ve okul/öğretmenler (%58,4) izledi. Tam doğru menstrüel bilgi oranları (%64,3 ve %31,8; p=0,003) ve menstrüel bilgi puanları (3,66+/-0,59 ve 3,00+/-1,12; p=0,002) bilgi aldığını bildirenlerde almayanlara göre anlamlı derecede daha yüksek bulundu. Hem tam doğru bilgi oranları hem de menstrüel bilgi puanları ergenlik evreleri arasında yaşla birlikte artış göstererek en yüksek bilgi düzeyleri geç ergenlik/genç yetişkinlik grubunda gözlemlendi (sırasıyla p=0,029 ve p=0,003). Sonuç: Katılımcıların çoğu menstrüasyon hakkında bilgi aldığını bildirmiş olsa da doğru menstrüel bilgi özellikle erken ve orta ergenlik dönemlerinde yetersiz kalmıştır. Bulgularımız, basit bilgi aktarımının ötesine geçen, gelişimsel olarak uyarlanmış ve yapılandırılmış menstrüel sağlık eğitimi programlarının gerekliliğini ortaya koymaktadır. Yaşa uygun menstrüel sağlık eğitiminin okul müfredatına ve rutin ergen sağlık hizmetlerine entegre edilmesi, anormal menstrüel paternlerin erken tanınmasına ve bilinçli sağlık başvurularının desteklenmesine katkı sağlayabilir.