Eda Kübra SEL, Vildan AVKAN OĞUZ, Ayşe GELAL
Developments and Experiments in Health and Medicine - 2026;40(2):145-157
Vankomisin, metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) başta olmak üzere penisiline dirençli gram pozitif bakteri enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan temel ajanlardan biridir. Dar terapötik aralığı, bireyler arası belirgin farmakokinetik değişkenliği ve nefrotoksisite riski nedeniyle etkililik ve güvenliliği optimize etmek amacıyla terapötik ilaç düzeyi izlemi (TİDİ) önerilmektedir. Güncel kılavuzlar, özellikle ciddi MRSA enfeksiyonlarının yönetiminde, serum çukur düzeyine dayalı izlemin yerine 24 saatlik eğri altında kalan alan/minimum inhibitör konsantrasyon (EAA24/MİK) oranının takibini önermektedir. Bununla birlikte birçok merkezde rutin EAA temelli izlemi gerçekleştirmek için gerekli altyapı bulunmadığından, çukur konsantrasyon temelli TİDİ halen yaygın olarak kullanılmakta ve klinik açıdan önemini korumaktadır. Bu anlatı derlemesinde, güncel kılavuzlar ve temel kaynaklara dayanarak erişkin hastalarda vankomisin TİDİ'nin bilimsel temelleri, uygulama esasları, hedef farmakokinetik/farmakodinamik (FK/FD) değerleri ve klinik pratikte karşılaşılan sorunlar bütüncül bir bakış açısıyla ele alınmıştır. Çalışma, TİDİ uygulamalarının standardizasyonu ve ülkemizde klinik kullanımın iyileştirilmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. İlgili çalışmaları belirlemek amacıyla PubMed'de yapılandırılmış bir literatür taraması yapılmış ve Mart 2020 ile Kasım 2025 arasında yayımlanan uluslararası kılavuzlar, prospektif veya randomize klinik çalışmalar ve vankomisin maruziyet hedeflerini değerlendiren sonlanım odaklı araştırmalar incelenmiştir. Artmakta olan kanıtlar, büyük ölçüde MRSA enfeksiyonlarından elde edilen FK/FD hedeflerin diğer gram-pozitif patojenler için her zaman geçerli olmayabileceğini göstermektedir. Bu nedenle farklı enfeksiyon tiplerinde optimal maruziyet hedeflerini daha net tanımlayabilmek için iyi tasarlanmış prospektif randomize klinik çalışmalara ihtiyaç vardır. Bunun yanında ulusal düzeyde standardize edilmiş TİDİ kılavuzlarının geliştirilmesi ve multidisipliner uygulama stratejilerinin oluşturulması; örnekleme zamanı, ilaç konsantrasyonlarının yorumlanması ve vankomisin maruziyetinin değerlendirilmesine bağlı hataları azaltabilir, böylece doz kararlarının tutarlılığını artırabilir ve tedavi sonuçlarını iyileştirebilir. Bu tür yapısal düzenlemeler, özellikle Türkiye ve benzeri sağlık sistemlerinde rutin klinik uygulamada TİDİ'nin güvenilirliğini artırarak daha güvenli ve akılcı vankomisin kullanımını destekleyebilir.