ERKEK İNFERTİLİTESİNDE İNSAN SPERMİNİN BİYOLOJİSİ VE SPERM DİSFONKSİYONUNUN MEKANİZMALARI

Pelin COSTUR FILIZ, Mustafa Melih CULHA

Androloji Bülteni - 2026;28(2):127-133

Independent Researcher, Kocaeli, Turkey

 

AMAÇ: Erkek infertilitesi, sperm fonksiyonunu ve üreme potansiyelini etkileyen karmaşık moleküler ve hücresel mekanizmaları içeren multifaktöriyel bir durumdur. Konvansiyonel semen analizi klinik değerlendirmenin temelini oluşturmaya devam etmektedir; ancak sperm konsantrasyonu, motilite ve morfoloji gibi parametreler çoğu zaman altta yatan moleküler anormallikleri yansıtmakta yetersiz kalmaktadır. Bu derleme, insan spermatozoasının biyolojik yapısı ve erkek infertilitesinde sperm disfonksiyonundan sorumlu başlıca moleküler mekanizmalara ilişkin güncel bilgileri özetlemeyi amaçlamaktadır. GEREÇ ve YÖNTEMLER: Sperm biyolojisi ve erkek infertilitesinde sperm disfonksiyon mekanizmaları ile ilgili yayınları belirlemek amacıyla PubMed, Scopus, Web of Science ve Google Scholar veri tabanları kullanılarak anlatısal bir literatür derlemesi yapılmıştır. 2000-2025 yılları arasında yayımlanan çalışmalar değerlendirilmiş; özellikle oksidatif stres, sperm DNA fragmantasyonu, epigenetik düzenleme ve sperm fonksiyonunun yeni ortaya çıkan moleküler belirleyicilerine odaklanan güncel literatüre ağırlık verilmiştir. BULGULAR: Mevcut kanıtlar, oksidatif stres, mitokondriyal disfonksiyon, kromatin yeniden düzenlenme bozuklukları ve sperm DNA fragmantasyonunun, fertilizasyonun bozulmasına ve olumsuz üreme sonuçlarına katkıda bulunan temel mekanizmalar olduğunu göstermektedir. Genomik hasara ek olarak, spermatozoalar erken embriyonik gelişimi ve yavru sağlığını etkileyebilecek düzenleyici RNA'lar ve epigenetik bilgileri de taşımaktadır. Ayrıca yeni veriler, moleküler profilleme ve yapay zekâ temelli sperm değerlendirme yaklaşımlarının fonksiyonel olarak yetkin spermatozoaların belirlenmesi için yeni araçlar sağlayabileceğini göstermektedir. SONUÇ: Erkek infertilitesi yalnızca konvansiyonel semen parametreleri ile tam olarak açıklanamaz. Sperm DNA fragmantasyonu ve oksidatif stres değerlendirmesi gibi moleküler analizlerin geleneksel semen analizi ile birlikte kullanılması tanısal doğruluğu ve klinik karar verme süreçlerini iyileştirebilir. Moleküler sperm biyolojisindeki ilerlemeler ve yeni teknolojiler, üreme tıbbında daha hassas ve bireyselleştirilmiş yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlayabilir.