Abdullah AKDAĞ, Ertuğrul ARIKIZ, Muhammed Ali KAYA, Murat ÖKSÜZOĞLU, Eymen ÖZER, Turan ÖZDEMİR, Enes YAVUZ, Halil Lütfi CANAT
Androloji Bülteni - 2026;28(2):95-100
AMAÇ: Peyronie hastalığı (PH), peniste eğriliğe yol açan, tunika albuginea içinde fibrotik plak oluşumu ile karakterizedir. Tekrarlayıcı mekanik mikrotravmanın PH patogenezinde rol oynadığı düşünülmekle birlikte, mastürbasyon alışkanlıkları ve baskın el durumunun eğrilik özelliklerine katkısı net değildir. Bu çalışmanın amacı, PH'li erkeklerde mastürbasyonla ilişkili davranışlar, el kullanım paterni ve bunların penis eğriliğinin yönü ve derecesi ile ilişkisini sağlıklı kontrollerle karşılaştırmalı olarak incelemektir. GEREÇ ve YÖNTEMLER: Bu kesitsel olgu-kontrol çalışmasına 49 Peyronie'li hasta, 51 kontrol olmak üzere Kasım 2024-Ekim 2025 tarihleri arasında başvuran, >=18 yaş erkekler dâhil edildi. Yalnızca en az bir yıldır kronik, stabil fazda olan PH hastaları çalışmaya alındı. Son beş yıla ait alışkanlıklar temel alınarak; baskın el, mastürbasyon yapılan el, mastrubasyon yapılan/baskın el uyumsuzluğu, ejakülasyon, koital ve mastürbasyon sıklığı ile kayganlaştırıcı kullanımı verileri toplandı. Cinsel davranış değişkenleri ile eğriliğin yönü ve derecesi arasındaki ilişkiler analiz edildi. BULGULAR: Temel demografik ve klinik özellikler gruplar arasında büyük ölçüde benzerdi. Baskın el (p=0,004) ve mastürbasyon yapılan el (p=0,007) dağılımları PH hastaları ile kontroller arasında farklılık gösterirken, kayganlaştırıcı kullanımı (p=0,324) ve el uyumsuzluğu oranları (p=0,191) benzerdi. Eğrilik yönü; baskın el (p=0,262), mastürbasyon yapılan el (p=0,647) veya el uyumsuzluğu (p=1,000) ile ilişkili değildi. Medyan eğrilik derecesi 40 derece (IQR 30-50) olup; ejakülasyon (p=0,672), koital sıklık (p=0,955), mastürbasyon sıklığı (p=0,522), mastürbasyon yapılan el (p=0,995) veya kayganlaştırıcı kullanımı (p=0,641) ile korelasyon göstermedi. SONUÇ: Kronik Peyronie hastalığında mastürbasyon alışkanlıkları, baskın el, el uyumsuzluğu ve cinsel aktivite sıklığı; penis eğriliğinin yönü veya şiddeti ile ilişkili değildir. Bu bulgular, stabil hastalık fazında alışkanlık haline gelmiş cinsel davranışların eğrilik özelliklerini bağımsız olarak etkilemediğini göstermektedir.