SULTAN DOĞAN, MEHMET DOĞAN
Psychiatry and Clinical Psychopharmacology - 2007;17(2):87-99
Bazı selektif serotonin gerialım inhibitörleri (SSGİ) erken boşalmanın tedavisinde giderek birinci seçenek haline gelmiştir. Bununla birlikte SSGİ'nin, istek, uyarılma, orgazma ulaşma süresi ve orgazm kalitesi gibi cinsel işlevlerin pek çok yönünü etkiledikleri de bilinmektedir. Bu yazı erken boşalma tedavisinde SSGİ'nin etkinlikleri, yan etkileri ve kullanılma biçimleri üzerine odaklanmıştır. Amaç literatür bilgilerini topluca sunarak, konunun netlik kazanan ve tartışmalı olan yanlarını inceleyip, klinisyenlerin gündelik uygulamalarına katkıda bulunabilmektir. SSGİ'nin erken boşalma tedavisinde kullanılmaları ile ilgili çalışmalar 1990 yılı sonrasında yoğunlaşmaktadır. Bu nedenle, SSGİ ile ilgili olarak 1990 ile 2005 yılları arasındaki Medline, Pubmed, Ovid ve Türk Psikiyatri Dizini veri tabanları taranmıştır. Erken boşalma ile ilgili bilgi ve diğer tedavi yöntemleri konusunda, yıl sınırlaması olmaksızın aynı veri tabanları taranmış ve ulaşılabilen kaynaklar gözden geçirilmiştir. Bu gözden geçirmenin sonun da paroksetin, sertralin ve fluoksetin olmak üzere üç SSGİ'nün erken boşalma tedavisinde etkili oldukları görülmüştür. Fluvoksaminin erken boşalma tedavisinde kullanılmaya uygun olmadığı, sitalopram konusunda da farklı çalışma sonuçları nedeniyle bir fikir birliği bulunmadığı belirlenmiştir. Paroksetinin boşalmayı geciktirme konusunda en etkili, aynı zamanda en fazla yan etkisi olan SSGİ olduğu sonucuna varılmıştır. Yeni ve güçlü SSGİ'nin kısa yarılanma ömürleri nedeniyle etkileri hızla başlamakta ve plazma konsantrasyonları da aynı hızla düşmektedir. Bu özellikleri bir avantaj olarak düşünülmektedir. Ancak, yan etkiler, sürdürme tedavisi ve kendiliğinden etki yitimi hala çözülmemiş sorunlar olarak kalmaktadır.