Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

EŞ ZAMANLI HPV TESTİ VE SMEAR ÖRNEKLERİNDE HPV POZİTİFLİĞİNİN SİTOMORFOLOJİK YANSIMALARI

Berat SOYLU, Gül TÜRKÇÜ, Elif AĞAÇAYAK, Uğur FIRAT

Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;23(1):49-55

University of Health Sciences Türkiye, Diyarbakır Gazi Yaşargil Training and Research Hospital, Diyarbakır

 

Amaç: Serviks kanseri, dünya genelinde kadınları etkileyen en yaygın maligniteler arasında yer almakta olup, tüm kadın kanserlerinin yaklaşık %12'sini oluşturmaktadır. Yüksek riskli insan papillomavirüsü (hrHPV) bu hastalığın başlıca etiyolojik etkenidir. Sitolojiye dayalı tarama yöntemleri erken tanıda temel bir rol oynamaya devam etmekle birlikte, moleküler HPV testleri, özellikle yüksek dereceli lezyonların ve asemptomatik enfeksiyonların saptanmasında duyarlılığı artırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, likit bazlı papanicolaou smear örneklerinde hrHPV pozitifliği ile ilişkili sitomorfolojik özellikleri incelemek ve tek bir bölgesel popülasyon içinde yaş gruplarına göre hrHPV alt tiplerinin dağılımını değerlendirmektir.Materyal ve metod: Bu retrospektif çalışmaya, 2015-2016 yılları arasında Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı'nda eş zamanlı hrHPV DNA testi ve sıvı bazlı sitoloji yapılan 1.500 hasta dahil edildi. hrHPV testi tam otomatik Roche Cobas X4800 sistemi ile yapıldı. Sitolojik değerlendirme 2014 Bethesda sistemine göre gerçekleştirildi. Sitomorfolojik bulgular ile hrHPV alt tipleri arasındaki ilişkiler SPSS v18.0 programında, p<0,05 anlamlılık düzeyi ile analiz edildi.Bulgular: Bin beş yüz olgunun 141'inde (%9,4) hrHPV pozitifliği saptandı. Bu olguların 26'sında (%18) HPV 16, 14'ünde (%10) HPV 18 ve 101'inde (%72) diğer hrHPV alt tipleri tespit edildi. ASC-US, LSIL ve HSIL gruplarında HPV 18 pozitifliği gözlenmedi. Perinükleer halo, multinükleasyon ve parakeratoz gibi sitomorfolojik bulgular hrHPV pozitif olgularda sık görüldü. Normal sitolojiye sahip 1.418 olgunun 138'inde (%9,7) hrHPV pozitifliği saptandı ve bu durum latent/subklinik enfeksiyona işaret etti.Sonuç: Moleküler hrHPV testi ile sitomorfolojik değerlendirmenin birlikte kullanılması, serviks kanseri taramalarında tanısal verimi artırmaktadır. hrHPV ile ilişkili belirli sitolojik bulguların tanınması, özellikle moleküler testlere erişimi olmayan durumlarda, risk sınıflamasına ve klinik yönetime katkı sağlayabilir. Bu ilişkilerin doğrulanması için daha geniş, çok merkezli çalışmalara ihtiyaç vardır.