Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

EVDE BAKIM HİZMETİ VEREN KİŞİLERİN BAKIM YÜKÜ VE DEPRESYON DÜZEYLERİ İLE ETKİ EDEN FAKTÖRLERİN İNCELENMESİ

ŞEYMA NUR İSLAM, MUHAMMET RAŞİT AYDİN, ABDÜLKADİR AYDIN, HASAN ÇETİN EKERBİÇER, JALAN ŞERBETÇİGİL ERGÖNENÇ

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2025;20(2):131-141

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, evde bakım hizmeti veren kişilerin bakım yükü ve depresyon düzeylerini etkileyen faktörleri incelemek, bakım yükünü artıran ve depresyon riskini yükselten unsurları belirlemek, bakım verenlerin karşılaştıkları zorlukların daha iyi anlaşılmasını hedeflemektir. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışma, 01/04 – 31/05/2022 tarihleri arasında bir hastaneye bağlı evde sağlık hizmetleri biriminde gerçekleştirilen 179 hastanın bakımını üstlenen bireylerle yapılmış kesitsel tanımlayıcı bir araştırmadır. Katılımcılar, bakım yükü ve depresyon düzeylerini ölçmek amacıyla Zarit Bakım Yükü Ölçeği (ZBYÖ) ve Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) kullanılarak yüz yüze görüşmelerle anketlere cevap vermişlerdir. Bulgular: Çalışmamızda katılımcıların hafif bakım yükü (34,87±14,41) ve hafif depresif semptomlar (13,20±8,44 ) yaşadığı tespit edilmiş, depresif semptomlar ile bakım verme yükü arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur (r=0,606, p<0,01). Bakım verenlerin beck depresyon puan ölçeği hem de bakım yükü düzeyleri sırasıyla; çalışmayan (p 0,025, 0,001), bakım verme süresi yüksek olan (p 0,003, 0,000), bireysel sağlık değerlendirmesi kötü olan (p 0,000, 0,000), bakım vermenin sağlığını olumsuz etkilediğini belirten (p 0,000, 0,000), düşük uyku kalitesine sahip (p 0,000, 0,000) ve tükenmişlik hisseden (p 0,000, 0,000) bireylerde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Ayrıca kadın bakım verenlerin depresyon düzeyleri (p 0,001), yaşı ileri olan (p 0,048) ve hastasına bakacak kimsesi olmayan bireylerin (p 0,000) ise bakım yükü düzeyleri istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Sonuç: Bu bulgular, bakım verenlerin sağlık durumlarının ve sosyal durumlarının bakım yükü ve depresyon üzerindeki etkilerini vurgulamaktadır. Bakım veren bireylerin belli aralıklarla bakım yükü ve depresyon açısından taranması, evde sağlık hizmetleri uygulamalarına dahil edilmesi, bakım sorumluluğunun paylaşılması, palyatif bakım merkezlerinin sayısının ve yatak kapasitesinin artırılması gerekmektedir.