EVRE 4 KÜÇÜK HÜCRELİ DIŞI AKCİĞER KANSERİNDE PD-L1 EKSPRESYONUNUN PROGNOSTİK ÖNEMİ

PELİN KORKMAZ, ŞEYMA ÖZDEN, MURAT KIYIK

Boğaziçi Tıp Dergisi - 2023;10(4):237-241

İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Alerji ve İmmünoloji Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye

 

GİRİŞ ve AMAÇ: Akciğer kanserinin dünyadaki en ölümcül kanser olması nedeniyle immün kontrol noktaları ve bu noktaları etkileyen moleküllerle ilgili gelişmeler artmıştır. PD-1/PD-L1 immün kontrol noktasını etkileyen immünoterapi tedavilerinin prognoz üzerindeki olumlu etkileri bu immün kontrol noktalarına dikkat çekmiştir. PD-1 yolu için geliştirilen immünoterapi çalışmaları hızla devam ederken, bu çalışmanın amacı PD-L1 düzeyi, immünoterapiden bağımsız olarak küçük hücreli dışı akciğer kanserinde prognostik bir belirteç olarak kullanılıp kullanılamayacağını öngörmektir. YÖNTEM ve GEREÇLER: 01 Ocak 2016-01 Ocak 2018 tarihleri arasında merkezimize başvuran ve küçük hücreli dışı akciğer kanseri tanısı konulan 115 hasta retrospektif olarak incelendi. Tüm hastaların dosyaları detaylı bir şekilde tarandı ve patolojik verileri doğrulandı. Çalışmaya dahil edilen hastaların demografik verileri, patolojik tanı yöntemleri, hastalığa ilişkin tedavi bilgileri ve hastaların geçmiş tıbbi öyküleri hastane veri tabanı referans alınarak kaydedildi. BULGULAR: PD-L1 <%50 olan hastalar negatif grup, PD-L1 değeri %50 ve üstü olan grup pozitif grup olarak kabul edildi. Negatif grupta 27, pozitif grupta 11 hasta vardı. Yirmi yedi negatif grup hastasının 21’inin (%67,8) ve 11 pozitif grup hastasının 3’ünün (%21,3) öldüğü belirlendi. Toplam 38 hastanın 24’ünün (%73,2) öldüğü belirlendi. Negatif grupta ortalama sağkalım 10,81 ay iken, pozitif grupta ortalama sağkalım 28,54 aydı. Pozitif grupta ortalama sağkalım istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0,046). TARTIŞMA ve SONUÇ: PD-L1 ekspresyonunun evre 4 küçük hücreli dışı akciğer kanserinde pozitif bir prediktif değer olduğu bulundu. Çalışmamız EGFR, ALK ve ROS mutasyonlarını dışlaması ile diğer çalışmalardan ayrılmaktadır. PD-L1’in prognoz ile ilişkisini daha net belirleyebilmek için daha geniş hasta grupları ile hedef mutasyonları dışlayan, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerden bağımsız randomize, prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.