Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

FARKLI C-ŞEKİLLİ KANAL ANATOMİLERİNE SAHİP MANDİBULAR İKİNCİ MOLARLARIN ENDODONTİK TEDAVİSİ: VAKA SERİSİ

Selin İsaoğlu Bulut, Emre Bodrumlu

Journal of Biotechnology and Strategic Health Research - 2026;10(1):63-69

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Endodonti Anabilim Dalı, Zonguldak, Türkiye

 

Amaç Dental anomaliler, dişlerin sayı, boyut, şekil ve yapı özelliklerinde normal gelişim sürecinden sapmalar olarak tanımlanmakta olup, genetik faktörler, çevresel etkiler veya bu faktörlerin kombinasyonu sonucunda ortaya çıkabilmektedir. Dental anomaliler, kök kanal sisteminin morfolojik kompleksitesini artırarak kemomekanik preparasyon, irrigasyon ve obturasyon işlemlerinin etkin şekilde gerçekleştirilmesini güçleştirmektedir. C-şekilli kök kanal sistemi, kesitsel morfolojisi C-şeklinde veya yarım daire formunda olan ve ağırlıklı olarak mandibular ikinci molar dişlerde gözlenen, kendine özgü bir anatomik varyasyondur. C-şekilli kök kanal sisteminin görülme prevalansı, mandibular ikinci molar dişlerde yaklaşık %2,7 ile %48,7 arasında değişmektedir. Bu vaka serisinde, 3 farklı C-şekilli kök kanal sistemine sahip mandibular ikinci molar dişlerin kök kanal tedavilerinden bahsedilmiştir. Vaka Serileri: Vaka 1: 39 yaşında kadın hasta, sistemik hastalığı bulunmamaktadır. 37 numaralı dişte şiddetli hassasiyet mevcut olan hastada, radyografide periapikal lezyon gözlenmemiştir. Alınan CBCT görüntüsü incelendiğinde ilgili dişte C-şekilli kök kanal sistemi tespit edilmiştir. Şekillendirme sonrasında kanal termoplastik obturasyon yöntemi ile doldurulmuştur. Bir yıl sonraki kontrolde hastada herhangi bir semptom bulunmamıştır. Vaka 2: 35 yaşında kadın hasta, sistemik hastalığı bulunmamaktadır. Hastanın intraoral ve radyografik muayeneleri sonucunda, 37 numaralı dişte perküsyonda şiddetli ağrı saptanmış ve distal bölgede geniş çürük kavitesi tespit edilmiştir.Periapikal lezyon gözlenmiştir. Şekillendirme sonrasında kanallar termoplastik obturasyon yöntemi ile doldurulmuştur. Bir yıl sonraki kontrolde hastanın tüm şikayetleri geçmiş, işlem öncesi radyografiye göre lezyonda iyileşme izlenmiştir. Vaka 3: 30 yaşında erkek hasta, sistemik hastalığı bulunmamaktadır. Radyografik incelemelerde tespit edilen 37 numaralı dişin mesialinde derin çürük ve dişin apikalinde periapikal lezyon görülmüştür. Şekillendirme sonrasında kanal termoplastik obturasyon yöntemi ile doldurulmuştur. Hastanın bir yıl sonrası takip seansında lezyon sınırlarında küçülme tespit edilmiştir Sonuç C-şekilli kanallar sıklıkla mandibular molar dişlerde görülen bir anatomik varyasyondur. Karmaşık yapılarına karşı cerrahi olmayan kök kanal tedavisi ile başarılı tedaviler yapılabilmektedir.