ÇİGDEM ÇINAR, YELDA SOLUK ÖZDEMİR, KADRİYE ÖNES, NURDAN PAKER
İstanbul Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Dergisi - 2021;6(18):10-15
Amaç: Bu çalısma farklı hemisfer lezyonu olan inmeli hastalarda etkilenen hemisfer ile depresyon arasındaki iliskiyi arastırmayı amaçlamaktadır. Yöntem: Kesitsel vaka kontrollü olarak planlanan çalısmaya, Nisan 2014 ve Haziran 2017 tarihleri arasında 154 inmeli hasta alındı. Hastalar hemiplejik taraflarına göre ikiye ayrıldı. Hastaların demografik özellikleri ve inme sonrası ortaya çıkan komplikasyonları sorgulandı. Hastalar muayene edilerek Brunnstrom evrelemesi yapıldı. Depresyonu degerlendirmek için Beck Depresyon Ölçegi (BDÖ) kullanıldı. Bulgular: Sag ve sol hemiplejik hastalar yas, cinsiyet ve diger demografik veriler ile klinik evreleri açısından karsılastırıldıgında anlamlı fark bulunamamıstır (p>0, 005). Serebrovasküler olaya (SVO) baglı gelisen komplikasyonlardan omuz agrısı ise sol hemiplejisi olan hastalarda anlamlı olarak daha fazla görüldü (p=0, 042). SVO’ya baglı gelisen diger komplikasyonlar (omuz subluksasyonu, refleks sempatik distrofi (RSD), kontraktür, heterotrofik ossifikasyon (HO), bası yarası) açısından iki grup arasında anlamlı fark yoktu (p>0, 005). Sag ve sol hemiplejik hastalar arasında depresyon oranları açısından anlamlı fark bulunmamıstır (p>0, 005). Sonuç: Etkilenen hemisfer ile depresyon arasında iliski bulunamamıstır. Erken dönemde serebral beslenme bozukluguna baglı olarak ortaya çıkan vejetatif bulgular ve bozuk bilissel islevler depresyon semptomları ile karıstırılabilmektedir. Rehabilitsyonun basarısında depresyonun erken tanı ve tedavisi, hastalıgın seyri ve prognozu üzerindeki olumlu etkisi göz önünde bulundurulmalıdır. Bu nedenle, depresyon belirtileri ayrıntılı olarak sorgulanarak tespit edilmelidir.